‘’Gönül dağı yağmur yağmur varan olunca Akar can üstüne sel gizli gizli Bir tenhada can cananı bulunca Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar ‘’ Fonda Neşet Ertaş, en sevdiği öğrencileri ile birlikte meslek hayatının so
“kuşa” sözcüğü
13 yazıda 13 geçiş bulundu.
kusa, kusabiliyordu, kusabiliyorum, kusacak, kusacakmış, kusacaktı, kusacağız, kusan... eşleşmeleri dahil edildi.
...inde Deh etmişler seni kursağımdan içeri Asma kilitler vurmuşlar Sanki boğazıma vurmuşlar Ne yutabiliyorum ne kusabiliyorum Bir araf göğsümdeki dik yatak El at yoksa öldürecek beni bu nöbet Gece ki annen zannederim Böylesi esmerliğin...
...gördü. Meral, "aman nerde…" demedi. "İnşallah!" diye dua etti üstüne. Sonra sabahlığını önden sıkıca toplayıp kuşağını da bağlaya bağlaya kalktı gitti evine. Getirdiği gazete, ilanın olduğu yerden katlanmış kaldı öylece, Meral'i...
...v gözlerine Gururunu, saklar dik yakanda üşüdüğünde… Değerini bilmez cahil, şuursuz ancak kaftana yürür! Yine kuşanmasını bilen yiğit, ancak içindeki beni görür… 11.01.10
...a ile yaşıyor. Bütün bu pislikleri ne yapacağız, nerede saklayacağız? Gitmesi gerekenler gittiği vakit nereye kusacağız öykümüzü? Mutlu olduğumuz zamanları güzel bir dille yazdığımız bu sayfalar mı tutacak elimizden? Rahatlık yok...
...mutsuzum' diyebiliyordu babasına. Evli olmasına aldırış etmeden yiyeceği dayağı göze alıyor ve bütün lanetini kusabiliyordu. İpleri başkalarının elinde hayatını sevmiyor, “Can'ım” dediği yavrusuna yaşadığının tam da aksini sunabilece...
.... Aldığım her nefes zarar diyorum Çekiliyor röntgenler Göğsümde x ışınları. Sayıklıyorum bütün renklerini gök kuşağının. Ardında bir umut belliyorum. Sigaramın dumanı bile uzaklaşıyor içimden Çektikçe ışıklar doluyor içime. Şehri...
...yanın ucuna eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara sıra dışarıdan sesler duyuyor...
Mevsimler bilirim hiç yaşanmamış Muhayyel vakitlerimin yanında Herhangi bir zamanı kuşanmamış Ne geçmiş ne de şimdikiler tadında An törpüsü ömrünü kemirirken İlk rüzgârla göçüveren bendini Takvimler, yapraklarında erirken Solan er...
...nsan, var olan bir şeyi görmekle, duymakla algılayamaz. Dokunmalıdır da. Bir taşa, toprağa ya da suya, ağaca, kuşa, bir buluta dokunur gibi. Farz et ki saçlarını okşuyorum (hala pencerede misin?). İşte en sevdiğim yanın; ken...