...ründe önemli bir yeri olan kahve, bir içecek olarak değil de bir gelenek, bir kültür olarak görülür. Kahvehaneler de bu kültürün ortaya çıkardığı bir üründür. Her ne kadar eski önemini kaybetmiş olsalar da Türk kültür tarih...
“le” sözcüğü
13 yazıda 21 geçiş bulundu.
le, leandros, leandrosa, leandrosun, lear, lebalep, leben, leblebi... eşleşmeleri dahil edildi.
...sından. Üzerine yazılı olan siliniyor diye zevkle mırıldandığını duymadım hiçbir kağıdın, işini iyi yapamayan leke bırakan silgiye söylendiklerini duydum ama. Rakibim değil düşmanımdır silgi, kağıt ile meşk etmenin ortasına...
...ni almasına temel olmuş. 1992 yılında yaya yolu haline getirilen caddenin girişinde sol tarafta yer alan Surp Levon Ermeni Kilisesi şehrin Anadolu yakasında yer alan tek Ermeni Katolik Kilisesi olması bakımından önem teşkil e...
...kıla düşesi, koca dağ büklümünden Elini tutup koşası damat gelinin. İki dağ arası bir bağ bozumu Taş kesilesi-ler bilinmez delikanlıyla nenenin torunu. Nenen ölsün sarı gelin. Ağlayasın Zülfikar, Perçemin döke döke Çünkü bu...
...unlarım yine kaçmış köşesinden! Daha demin şu köşeye bırakmamış mıydım onları? Kelime oyunlarım karışmışsa bu leziz bala, doğanın kanunu diyerek kabullenmek gerek. Gülün "dikeni" varken, balın "kelime oyunu" mu olmasın? Saygı...
...e göre yeniden tanzim edilen İstanbul Nizamiye Mahkemesince muhakeme edildi. Hadiseye şahitlik edenlerin onun lehine sarf ettiği sözler ve Tophane Karakolu'ndaki iyi hali cezasının hayli hafiflemesine sebebiyet vermişti. Netic...
..., yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gök yüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saclarını da göremeyeceksiniz. B...
...’ Bu adı duyduğunda Jacob şaşırmıştı. İlk adını kendi bile unutmuştu. Çok uzun zamandır Moore'du. Bir ara Van Leeb olmuştu, bir kaç aylığına Marlowe ama Macaristan’a bir daha dönmemek üzere ayrıldığından beri Tóth olmamıştı....
...m. Saatlerce suda yıkıyorum, ellerim koparcasına, yıkıyorum, yıkıyorum, yıkıyorum... Çıkmıyor bir türlü o kan lekesi, elbisenin bir motifiymiş gibi sanki. Bağırıyorum kendimi yırtarcasına, ruhumu bedenimden ayırırcasına bağırı...
...yalnız ölmem, dayanamaz ellerini tutarım. Gelme ki bozulmasın bir piç bedeninin yalnız çürüme ihtimali. Elbet lekelediğim belin, sebeptir çıplak rüzgârın ellerime çarpmasına Değdiğim dudakların kan kırmızı şerbettir meylimi efkâra...