...um orospuymuş benim. Meşrebim bozukmuş. Beynimi kafam yerine kıçıma koymuş Allah. Canım öyle istediği için de martaval atıyormuşum… Yediğim dayaklar en çok ruhumu acıttı. Allah senin de belanı versin baba gibi… Aman! Bu Metin de...
“mar” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
mar, marangoz, marangozlarda, marangozu, marangozun, maraton, marazi, marazlandığımız... eşleşmeleri dahil edildi.
...önemsemeden ya da daha az önemseyerek bir şeyler meydana getirmeye çalışan sanatçıların neden kötü tepkilere maruz kaldığını anlamamız da kolaylaşır. Jan Kounen’in ‘Coco Chanel and Igor Stravinsky (2009)’ filminde sergilenen...
...arça hüzün bir parça tedirginliğe teslim oldu vedalaşırken. Yediye anca ulaşmış yaşının iki katı kadar vedaya maruz kalmıştı. “Sevgi Teyze diş perisi badem şekeri bırakmıştı ya onları sen ye ama sakın şişko Hamdi’ye verme!” E...
.... Ya da insanın içine işleyen buz gibi bir sabah ayazı. Bilmiyorum. Şehirlerarası bir otobüste... Ya da belki martılara simit attığım bir İstanbul vapurunda. Tramvayda bile olabilir. Kestiremiyorum. Babamı kaybettim ben. Bir inşa...
...da, ABD’nin kazanmış olduğu hiçbir şey yokken ve hatta ABD kaybetmişken, askerlerin hep bir ağızdan söylediği marş kazanmakla kaybetmenin bu savaşta önemli olmadığının belirtilerinden birisi. Sonradan hümanist bir bakışa bür...
...ecekti. Ya da evi bile yoktu. Lisede edindiği fena arkadaşları vardı ve bir benzin istasyonundaki zavallı bir marketi soyacaklardı. Daha kötü ihtimalle zavallı çocuğun köpeği çok hastaydı; yarın, öbür gün ölecekti ve bu yüzden...
...… Bir de bütün bunlar yetmezmiş gibi çatıma yuva yapmış kuşlar, kiremitlerin üstünde dolanan, susmak bilmeyen martı ve kargalar… Kim bilebilirdi ki böyle olacağını? Ben bilemedim… Şimdi düşünüyorum da buraya yerleşmek ömür bo...
...ak gibiydi. Ve ölene kadar geriye kalan tüm uykularını o rüyayı tekrar görmek için uyumayı çağırıyordu. Nemli Mart ayazında paketimin içinde kalan son sigarayı çıkardım. Eskisi gibi görünmüyordu insanlar. Olduklarından daha...
...ın hemen yanıbaşında bir iskemlede oturuyordu. Masa eşlik ediyordu suyun hırıltısına. Ufak bir gıcırdama. Bir martı ses verir belki. Zaman öylece geçip gider. Çayından bir yudum aldı. Zamana yenik düşmüş bir tat. “Zaman beni...
...yandan yaşımın gerektirdiği fizyolojik değişimleri yaşıyordum. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da hassastın. Marka sutyenler aldın. En pahalı kadın bağlarından beşer onar paket yedekte bulundurdun “Sakın tüylerine dokunma” d...