...e aramızda, konuşmalarımızda dolaşmaya ve bizimle beraber yaşamaya devam ediyor. Filmi izlediğim ilk tarih 30 Mart 2018’di. Yani gösterime girdiği ilk gün. Herkesin kahkahalara boğulduğu -benim de gülmemi uzun süre durdurama...
“mart” sözcüğü
27 yazıda 33 geçiş bulundu.
mart, martaval, martaya, martha, martin, martine, martinin, martta... eşleşmeleri dahil edildi.
...üldü. Üç yılın sonunda toplam 67 ülkeden 344 yayımcıyı telif alışverişi amacıyla İstanbul’da buluşturdu. 9–11 Mart 2018 tarihleri arasında 66 ülkeden 209 yayımcı katıldı, yayımcılar arasında 1700’den fazla görüşme gerçekleşt...
...da ve sonsuzda diner ayaklarımın sana koşan yorgunluğu. Gelsen sen göz kırparım sevinç içinde bi koşu denize, martılara, balıklara diner gözlerimin mutlak kimsesizliği. Gelsen sen şimdi ölürüm, çıldırırım saadetten bir yanı mavi,...
...ur saçlarım, karışır düşünceler dalgalarına... Kız kulesinde bir bardak çayda, yudum yudum anılarım Özgürlük, martının süzülen kanatlarında İlk deneme Hezarfen’le Galata kulesinden Üsküdar’a Bende her daim volta, geçmişten yarın...
...um orospuymuş benim. Meşrebim bozukmuş. Beynimi kafam yerine kıçıma koymuş Allah. Canım öyle istediği için de martaval atıyormuşum… Yediğim dayaklar en çok ruhumu acıttı. Allah senin de belanı versin baba gibi… Aman! Bu Metin de...
.... Ya da insanın içine işleyen buz gibi bir sabah ayazı. Bilmiyorum. Şehirlerarası bir otobüste... Ya da belki martılara simit attığım bir İstanbul vapurunda. Tramvayda bile olabilir. Kestiremiyorum. Babamı kaybettim ben. Bir inşa...
...… Bir de bütün bunlar yetmezmiş gibi çatıma yuva yapmış kuşlar, kiremitlerin üstünde dolanan, susmak bilmeyen martı ve kargalar… Kim bilebilirdi ki böyle olacağını? Ben bilemedim… Şimdi düşünüyorum da buraya yerleşmek ömür bo...
...ak gibiydi. Ve ölene kadar geriye kalan tüm uykularını o rüyayı tekrar görmek için uyumayı çağırıyordu. Nemli Mart ayazında paketimin içinde kalan son sigarayı çıkardım. Eskisi gibi görünmüyordu insanlar. Olduklarından daha...
...avadan uzak kalmış zindan mahkûmu misali kendini bırakıvermişti sıradanlığın içine; denizdeki balık, havadaki martı, kıyıdaki köpek gibi. Az ileride otlayan ineğin bıraktığı bok gibi. Geçmişten bugüne getirmeye lâyık gördüğü...
...ın hemen yanıbaşında bir iskemlede oturuyordu. Masa eşlik ediyordu suyun hırıltısına. Ufak bir gıcırdama. Bir martı ses verir belki. Zaman öylece geçip gider. Çayından bir yudum aldı. Zamana yenik düşmüş bir tat. “Zaman beni...