...oturan yeşil esvaplı kadın, dedi. Hüsnü, garipsemiş bir ifade ile başını sağa sola sallayarak camın önündeki masaya doğru ağır adımlarla ilerledi. Masanın başına geldiğinde, tahta iskemlede oturan ve pencereden dışarıyı temaş...
“masaya” sözcüğü
64 yazıda 104 geçiş bulundu.
...ançla doluydu Dün geçmişti, bugün ise bitiyordu Ve bıkmadan her gün başka bir yarını bekliyordum. Oturdum bir masaya, masa benden küçüktü Eğdim boynumu, çıktı sırtımda yazı kamburu Ellerim üşürken girdiğim bu yerde, yazarak ıs...
...a bir suretteydi. Gördüklerimizin bir rüya, hatta bir kabul olduğuna inanmak istiyordum. Barın orta yerindeki masaya oturup bambaşka bir içecek sipariş etmişti. Ses tonu kaba, hareketleri sertti. Yaktığı sigaranın külünü döker...
...m gel, meyve ye biraz.” diye beni oturttu. Masayı donatmış Handan abla. “Yesene çocuğum, niye uzak duruyorsun masaya?” diyor. Adam utangaçlığıma veriyor, ondan daha çok ısrar ediyor. Ben tanıdığım gündem beri bana ‘Gavat’ dışı...
...üler. Haftalardır sinir oldukları Yakışıklı için aradıkları yaftayı artık bulmuşlardı. Gülüşerek oturacakları masaya yönelen Yakışıklı ve arkadaşı etraftaki gözlerin farkındaydılar. Yakışıklı, arkadaşına yanlış anlayacaklarınd...
...lmlerinden birini oynatırlardı. Çağırırdı garsonu. Levrek lokması, Girit ezmesi, vişne yapraklı sarma isterdi masaya. Bir de otuz beşlik ısmarladı mı tamamdı. Bu sefer Ayça’nın ellerini okşarken aklı cebindeki halkanın esareti...
...cardan almış. Zamanının en iyi ustalarından biri yapmış masayı. Sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde tüm aile masaya otururmuş. Nedendir bilmem vefat ettiğinde masayı dedeme bedelsiz verilmesini vasiyet etmiş. Tek isteği, tüm...
...geceden çaldığı karayı camına taşıyan gaz lambasını pırıl pırıl yapmak olan anneannem, gururla getirirdi onu masaya. Üstündeki gerdeğe girecek gelin görümünü veren dantel örtüyü kaldırmakla başlardı seremoni. Yüzgörümlüğü ise...
...nu. Ama resmen ıskalamışım seni, yeni fark ettim.” demişti kadın elinde tuttuğu taze sıkılmış portakal suyunu masaya bıraktıktan sonra. Bense, arkama aldığım rüzgârın söylemekte olduğu şarkıya kaptırmıştım kendimi. “Ben bir av...
.... Etrafına göz gezdirmeye başladı yavaş yavaş. Mavi boyalı duvarlara baktı, köşeye yerleştirilmiş küçük tahta masaya, masanın yanındaki eskimiş iki sandalyeye… Masanın üzerinde eski bir vazo, vazonun içinde iki adet yapma gül...