...sini. O da biliyordu ki sıkılıp gelmeyebilirdi, alıştırmak istemedi kendini toprağa. Her gün geliyor ama aynı miktarda su veriyordu. Mezar taşlarıyla o zaman konuşmaya başladı. Saatlerce orada oturduğu, konuştuğu olmuştu. Garip...
“mık” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
mikail, mike, mikhail, mikro, mikrofon, mikrofona, mikrofondaki, mikrofonlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...iyaçları, maişetleri ve ümranları konusunda yardımlaşmaları sadece hayatı koruyacak ve yaşamlarını sürdürecek miktardadır. Hatta gıda maddelerinin büyük bir çoğunluğunu pişirmeden ve terbiye etmeden tüketirler. Hadariler ise geçiml...
...nızı inceliyordum. Sen zaten çok güzelsin makyaja ihtiyacın yok. Burnum estetik değil. Geniz eti aldırdım bir miktar da kemik kıkırdak gibi şeyler. Senden başkasını sevemem ! Büyüyünce kızımı sana vereceğim. Unuttum. Geliş fiy...
...yle değil miydi? Biraz önceki ütü faslı neydi o zaman? Oğlanlardan birinin canı “Pat!” diye kek ister; elinde mikseri buluverirdi anında. Kopmuş bir düğme, bütün konsantrasyonunu yerle bir ederken yazmaya devam ettiği romanında...
...rg bunu kimseye göstermeyişi ve öğretmeyişine rağmen Uzkınay okuldaki durumundan yararlanır ve Weinberg'e bir miktar ödeme yapar. Uzkınay işi kusursuz öğrenince maaşından birikimiyle bir gösterim makinesi satın alır. Tedarik e...
...ak doruğu bulutlar ardında yitmiş merkezi savunma yapısına entegre manyetik asansöre geçti. Pruva ve pupadaki mıknatıslarla manyetik şeride yerleşerek saniyeler içinde aşağıda yan yola ulaşıp önceliğe göre zemin trafiğine karışan ara...
...herhangi bir yazar olmadığı halde o an tesadüfen gördüğü yazarın kitabını imzalatanlar da azımsanamayacak bir miktarda. Bütün bunlardan yola çıkarak biraz da ne okuduğumuzun üstünde durmak gerek sanırım. Henüz fuarda satılan kit...
...unutma, gitmeden gelemezsin" dedi. Ben de bu sözün üzerine, üzerime abamı, elime de keşkülümü alıp beni çeken mıknatısı aramaya yollara gark oldum. Geçirdiğim nice günlerin sonunda şehirlerin sultanı olarak anılmaya layık, görenl...
...arat bölümünden fazlasını ezberlemeye yeltenmiyorsak, bu işlere harcanılan emek, her geçen gün, daha da fazla miktarlarda çöpe atılmış olmuyor mu? Boğuşmaktan ve boğulmaktan zaman buldukça, emeklerimizi verimli bir şekilde sunduğum...
...başka bir anla kol kolaydı. Her şey bana başka bir şeyi hatırlatıyordu. Keşke her hareketi her sesi bu kadar mikro düzeyde algılamasam ve önemsemeseydim. O zaman her şey daha kolay olurdu benim için. Normal insanlar gibi her...