...kudurmuş ve birbirlerini dövmeye başlamışlardı. Biraz soluklandıktan sonra sol elini yukarı doğru kaldırdı ve mikrofona doğru seslendi "Durun!" Şen Deli öylesine tatlı bir ses tonuyla bağırmıştı ki kalabalıkta birbirine saldıran...
“mikro” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
mikro, mikrofon, mikrofona, mikrofondaki, mikrofonlar, mikrofonsuz, mikrofonu, mikrop... eşleşmeleri dahil edildi.
.... Düşünde bir eğlence gibi gelir geldiğinde kara gece. Çanlar çalar ve alınır kelleler, vücuttan söküp atılır mikrop ve virüsler. Bu diktanın faydası yok kendine; ne mutluluk görmüş ne de çıkabilir insan içine. Bakamıyor aynay...
...inde düşüveriyor zaman Sıvı ya da katı mı bilinmez Tane tane ama bir bütün. İki parmağımın arasında tutuyorum Mikro ölçekli sıkıştırılmış zamanı İçi hava dolu, bastırılmış zamanı Sığdırıyorum herkesi ve her şeyi Tüm yaşanmışl...
...ın için ona umut verecek bir şey. Çocuklaşıyorsun, "mavi olsun rengi" diyorsun gülerek. Dönüp seni öpmüyorum, mikrop kaparsın diye öpüşmek yasak. Sabaha karşı eve telefon açacaklarını bilmiyorum o an. Yorgunum, eve gidiyorum....
...kı merasiminde bol bol el öptü, Elif’le Osman. Teyzesi, elinde takı ile Elif’e yaklaşınca, daha bir gür çıktı mikrofondaki adamın sesi. Kaynanadan geline beşi bir yerde! Gülümsediler kameraya gelin kaynana. Annesinin yüzü buruk. Kız...
...arınızı ve çağrı cihazlarınızı kapatınız” uyarısı veriyordum. Protokol anlamsız gözlerle birbirine bakıyordu. Mikrofonu bırakıp koşarak kulise yetişiyordum. Perde açıldığında ulu kadın yuvarlak masada tek başına oturuyordu. Sahne...
...“Görmüyor musunuz oğlunuzun hâlini? Sizde vicdan denen şey yok mu?” sözleriyle yerine otururken onun elinden mikrofonu kapan başka bir kadının tiz bir sesle “Gel de köpekler de doğuruyor deme şimdi. Sen nasıl bir annesin ayol?”...
...n olma Öyle bir geliyor ki kıvama Zannedersin toprağa değmemiş Suretine ışık gelmemiş. Çehresi güzel altı bir mikrop yuvası Öylesi bir kir kaplamış ki altını Madencilerde bile yoktur Bu kadar kömür karası. Diplomalı eşektir ke...
...başka bir anla kol kolaydı. Her şey bana başka bir şeyi hatırlatıyordu. Keşke her hareketi her sesi bu kadar mikro düzeyde algılamasam ve önemsemeseydim. O zaman her şey daha kolay olurdu benim için. Normal insanlar gibi her...
..., hayata karşı daha özgüvenle durmamı sağlayacak şeylerdi. Günün birinde büyükçe bir kalabalığın önünde elime mikrofonu alıp dilediğimce bağırıp çağırmayı ne çok kez arzulamışımdır. İnsanları homurtularına aldırış etmeden şarkımı...