...a. Çaresiz, koyu yeşil çantanın içindekileri yatağa döktü. Lacivert örtünün üstünde parladı kısa kollu bluzun minik minik pembe çiçekleri. Mavi etek, gördüğü aşağılamadan utanıp plilerini kapattı hemen. Nesi vardı bunların? T...
“mini” sözcüğü
9 yazıda 12 geçiş bulundu.
mini, minibüs, minibüse, minibüste, minibüsteki, minibüsün, minibüsüne, minicik... eşleşmeleri dahil edildi.
...aki heybeti. O heybetin karanlık oyuklarını. Modern döşenmiş salonun ortasında sanki koyunlar, keçiler meledi minik çan sesleri eşliğinde. “Varoş” derlerdi onlara. Başkentin varoşları… Dağın mağaralarını ağıl yapanlardı onla...
...tan ona isim koymadın ya. Pantolonunun üstünden sevdi Soner onu. Ellerini gezdirdi şefkatle. Pat pat diye iki minik vuruş yaptıktan sonra eğilip fısıldadı kulağına. - Hadi uzatma. Sen yedeğini değil, görmediğin hâlde senden ö...
...bir olayın üzerini kapatmayacağım; Leyla’nın ve Eylül’ün yani küçücük çocukların ve kadınların öldürülmesini. Minicik bedenler yüzyılların ağırlığı altında kaldı, hemen idam konuşuldu. İdam ne mi? 60’larda başbakan asan, 70’ler...
.... Ancak benim içimde kopanlar tesadüf eseri duyulan herhangi bir merhamet duygusundan pek farklıydı. O kanlı, minik tüylü parçaya bakarken ölümsüz ve üstün bir yaratığın sonsuz merhametini, kutsal affediciliğini içimde barınd...
...aftasın. Yine kameraya bakmıyorsun. Kadife güllerden birini kokluyorsun. Beyaz, kloş bir elbise var üzerinde. Minik minik siyah puanlar süslüyor kumaşı. Her zamanki gibi çok güzelsin. Eski Türk filmlerinden fırlamış gibi. Bab...
...kalamamıştı. Alpagu evlat hasretiyle yıllarca göklerde kendisine bulutları döşek etmiş, Tanrı’dan nicedir özlemini çektiği evlat bağışlamasını dilemişti mevsimlerce. Güneşin olmadığı denli parlak, bulutlardan hilal sarayına...
...l. Şimdi her zamankinden çok daha çaresizim. Ve her zamankinden daha tedirgin ve üzgün ve umutsuz. Biraz önce minibüsteki çocuklar umudumu yeşertti ama eş zamanlı baktığım haberler bir karga gibi beni en yükseğe çıkardı ve oradan b...
...ldi, şapkasını düzeltti, sonra da panayırın arka tarafındaki odasına girmek için çadırın kapısını açtı. Odası minik, karanlık bir odaydı. Küçük bir aynanın bulunduğu ahşap bir masa, bir de ıvır zıvırlarla dolu küçük bir koli,...
...olmuş? Aslında bilirim derdini, belki biraz, Baksana o yalnız, ben yalnız, şehir de yalnız. Bir öksürük tuttu miniği, görsen, Sanki yaşı altmış, yetmiş, seksen, Of dedim bir an, gözümü açtım baktım, Hani neredeler, hani sahipl...