...“Ne biçim adamsın lan sen! Sana güvendik, geldik. Sen bizi yine sattın. Nesin oğlum sen? Evliya mısın, ermiş misin? Nesin amına koyim? Bu şekilde kime ne yararın dokundu? Kim sana sahip çıktı? Kim seni takdir etti? Kim seni...
“mis” sözcüğü
30 yazıda 30 geçiş bulundu.
mis, misafir, misafirdin, misafirdir, misafire, misafirem, misafiri, misafirim... eşleşmeleri dahil edildi.
...uğu gayrimüslim tefeciler için de hayli gözde bir yerdi. Dara düşmüş esnaf ve tacirlere borç para verip sonra misliyle toplayan, has adamı Mekri Necip ve yancıları vasıtası ile borcunu ödeyemeyenlerin yolunu kestirip sıkıştıran,...
...alar; kim benim derse desin bu taşlı tarlalara ekin vermez sert topraklara; "kargalar" buranın asıl sahipleri misafirlerin gidişinden hoşnut, gak'laşıyorlardı kendi aralarında kavaklıklarda. Fırfıro Kemal Artin'in dükkanından içeri...
...ora merdivenleri inerek inşaatın ortasında işçilerin tacize varan yorumlarıyla başbaşa kalmış sıkıntı yaşayan misafirleri; "Lütfen yukarı buyurun efendim, Vitali bey sizi bekliyor" diyerek kurtardı. Aksanlı Türkçesinin yüz ifadesin...
...arını çıkarıp sırt üstü yatağına uzandı. Yatağın köşesine ilişen Feride Hanım'a dönerek; - Hanım, bu gece sen misafir odasında yat. Beni uyku tutmaz, bir o yana bir bu yana döner durur seni de uyutmam. dedi. Bunca yıllık evlili...
...an. Hıdır'ın tavrı sakinleştirip panik halinden uzaklaştırdı Nuri'yi , canını kurtarıp sığınmış gibi değil de misafirliğe gelmiş gibi davranan Hıdır'a şaşkın şaşkın baktı, elinde çay bardağı sigara içen Hıdır sofrayı işaret edip "b...
...yla at da adam desinler. Daltaban Ali bu söze bekletmeden karşılık verdi; - Yeni ötmeye durmuş Denizli horozu misali çatallanıyor dalyarağın sesi. Bu konuşmalar, çıraklar dahil kahvehanedeki herkesi güldürmeye yetmiş gülüşmele...
...düşünebilirdim ama hayır! Öyle olmadığından emindim. - Dışarıdaydım, işim vardı biraz, onları hallettim. İyi misin? - Gel! Otur yanıma. Seninle konuşacaklarım var. Konuşmasındaki o çocuksu ifadenin yerini ciddiyet almıştı. S...
...ev satılıktı. Orhan Veli benim için biraz fazla kıymetliydi. Belki de ikimiz de biraz fazla “garip”tik. Bilir misiniz, bir müzesi yok Orhan Veli’nin. Oysa yazarların müzeleri çoğu zaman evleridir. Doğulur, büyünür, ölünür… ve o...
...rların enseleri o kadar kalınlaşmış ki kafalarını havaya kaldıramamışlar bile. Bu yüzden, gök taşlarını görememişler. Küçük yaratıkların her zamanki sinir bozucu hezeyanlarının sesi diye düşünmüşler. Bir varmışlar bir yokmu...