.... Satamazdık bir tane bile. Tabii ben yine Bilge’ye düşman… Bir dakikalık büyüklüğün verdiği avantajı kaçırır mıyım? Suçu ona atmak en büyük zevkim… “Yeter ama kızım. Kuşuna da, gagasına da başlatma. İkisini de yerim görürsün...
“mıy” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
miyavlama, miyavlamalarından, miyavlamalarını, miyavlayan, miydi, miydik, miydim, miydin... eşleşmeleri dahil edildi.
...uğursuzluk mu getirirdi, nereden kapılmıştı böyle bir duyguya? Sarıdan olsa gerek. Hiç geride kaldığı olmamış mıydı yoksa? Olmuştu elbet ama bir güz soğuğunda ayakları sararmamıştı demek. Yoksa bu zamanlarda gidilmeyeceğini e...
...ü İpek!” diyor annem ağlayarak. Ben de ağlamaya başlıyorum. Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. “Artık hiç göremeyecek miyim?” diyorum. “Hayır!” diyor annem. “Artık akşamları gazetelerimizi kim alacak?” diyorum. “Ben alırım” diyor ağl...
...kalınan bir okey oyununda, çayın deminde, süveterin bilmem hangi ilmiğinde. Kaybettim. Gerçi bir babaya sahip miydim şimdi onu da bilemedim. Bence sizinle önce bir çocukluğuma inelim." Yazan: Mine Işıkoğlu Sayı: 36
...Müdürü. Boylu poslu, atletik yapılı, ağzı iyi iş yapan, nazik, daha da önemlisi özgüveni yüksek Dinç Bey öyle miydi ya? Daha ilk günlerde genç kadına kur yaptığını fark etmişti. Fakat istediği karşılığı alamadığı ortadaydı. Y...
...evinçlerin Her sonbahar yerini mutlaka elvedaya bırakıyor dedim Gidenler geri de dönebilirler demesin mi Öyle miydi söylediği gibi kolay... Elbet öyleydi. Ne havam ne yaprağım bana ait Ama Her zaman yenilenip geliyorlardı Yen...
...Şaşırmıştım. İlk misafirim sensin, dedi. Sanki başkasını beklermiş gibi. “Bir tane de kardeşim için alabilir miyim?” dedim. Bugün bile düşünürüm neden öyle söylediğimi. Benim kardeşim yoktu ki! Gülümsedi. Onu ilk kez gülümse...
...ndine soruyorsun, ürperiyorsun, seviniyorsun; yeryüzünde de yıldız olur muymuş, yalnız gökyüzünde asılı değil miydi onlar? Uzun etekleri rüzgârda uçuşan, kucağında bebeğini sallandıran, tarlada koşuşan, yas tutan bir sürü yıl...
...l ya derdini anlatmalı ya da boş durmamalı, o hiç anlatmazdı onun derdini, öyleyse ne yapacaktı? Dili sokacak mıydı uygun yere. Kalsındı; ha mızrakta ha sokakta ha da bok çukurunda. İşlevini yerine getirmiyorsa ha gökte olsun...
...mış sabaha dek. “Merhaba.” Sustu. Dakikalar geçti. “Merhaba.” Bütün sessizlik bozuldu. “Gözlerinize bakabilir miyim?” Kadın döndü. Göz gözeler. “Ben bir aynacıyım.” “Susun. Bakmanız yeterli.” Adamın gözleri doldu görüntülerle...