''ZAMAN ELBET GEÇER, DEVRAN BİR GÜN MUTLAKA DÖNER!'' İÇİMİZE UMUT TOHUMLARI EKEN FİLM Giriş Das Leben Der Anderen, 2006 yılında Florian von Donnersmack’ın zihninden fırlayıp Alman sinemasının en güzide örneklerinden biri oldu....
“mutlak” sözcüğü
17 yazıda 22 geçiş bulundu.
mutlak, mutlaka, mutlakiyetle, mutlakiyetten, mutlaktır eşleşmeleri dahil edildi.
...astanedeyken canım hiç içki istemiyordu. Tuhaf değil mi? Ama bütün hafta bir makine gibi çalıştığım zamanlar, mutlaka içesim geliyor. Sen hiç dikkat ettin mi, işçiler nasıl küp gibi içerler? Fırıncılar? Şoförler? Fazla çalışmad...
...den adı gibi emindi. 'Nasıl olur da kötülüğü kendi ellerimle yaratırım?' kendisine sorduğu bu hayati soru onu mutlak bir çıkmaza sokuyordu. Gurur duyduğu iyiliği yaratan Tanrı, sonunda iyiliğe kadim ve acımasız bir düşman yara...
...ardır, hani “kült” deriz biz onlara. Ne kadar izlenirse izlensin hep o ilk izlediğimizdeki gibi keyif alırız. Mutlaka sizin de vardır favori filmleriniz. Televizyonda yarısında, hatta sonlarında bile denk gelsek mutlu olur ve i...
...acaba İstanbul? Söyledikleri kadar büyük müydü? Kim bilir her gün kaç gemi geçiyordu denizinden? Büyüdüğünde mutlaka arayıp bulacaktı Murat’ı ve mutlaka bir gemiye binecekti. Rüyasında beyaz bir gemide tek başınaydı Bahri. Suy...
...göze alabileceğim şeyler arasında olduğuna karar verdim. “Neymiş o seçenek? Nasıl sevmiştin mesela?” Yumurta mutlaka olsun ama omlet mi olsun, ona karar veremedim: Bir müddet dudakların yerini gözler almalıydı belki de. Güzel...
...güç. “Sence…” diyor ipeksi sesiyle, oysa duymuyorum onu, dahası ne zaman duyacağımı kestiremiyorum bile, sesi mutlak bir gerçek olarak önümde duruyor yalnızca, mutlak ancak tanınamayan. Yine de biliyorum bana söylediklerini, ö...
...e gidene kadar uykusuzluğunu böyle unutmaya çalışırdı. Evine hiçbir gün hikâyesiz dönmedi. Herkesin anlatacak mutlaka bir şeyleri olurdu. Deniz, çay ocağının geçmişin perdesini kaldırdığını fark etti. Çok yaşlı olanlar gençliği...
...ni ikili sohbetlere bıraktı. Uğultunun arasından birinin bana seslendiğini fark ettim. Hülya tabağı uzatmış, “Mutlaka bu otlu peyniri tatmalısın, muhteşem!” diyordu. Teşekkür edip yemek istemediğimi söyledim. “Geldiğin köydekin...
...kolaylaşması, eserlerin biçimlerine ‘bağlılık veya yakınlık’ yaratırken aynı zamanda yakın hissedilen biçimin mutlak doğru kabul edilmesine yol açar. Kötü yanı ise, değişimi ve arayışı öğütleyen sanat, dokunulmaz, duyarlı bir...