Üstümüze gelme çocuk! Biz nefes almayı var olmak sandık. Biz derin kaplara konulup üzerine sıkıca kapatıldık. Sahnelere çıkan hep bir başkası, kulislerde bekleyen hep biz olduk. Kimse dokunmadı kalbimize, kimse anlamadı halim...
“nef” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
nef, nefer, neferlerisiniz, nefes, nefese, nefesenin, nefeseydi, nefesi... eşleşmeleri dahil edildi.
...sada otururken, kendimi Cemal’in gelmemesi için dua eder halde yakaladığımda, kendimden ve cesaretsizliğimden nefret ediyordum. Onu kapıdan aceleyle girerken gördüğümde kendimle ilgili düşüncelerimi bir süre ertelemeye karar v...
...de iki kişiyiz. Yalnızlığım ve ben. Tükenmiyor saniyeler yokluğunda, Özlemi gidermek saçlarında. Ve o sıcacık nefesin... Başlı başına bir hayal. O sensiz geçirdiğim günler, Gri gökyüzünde tekerrür ediyor. İki gözüm kör sana, Ku...
...eklerim kayıp, belki de öldüler Kapandım dizlerimin üzerine Dileyeceğim affım da yok isteyeceğim bir şeyim de Nefesimi kesen saniseleri hesaplayıp yaşamaya çalışıyorum Boğazımın tam orta yerinde duran bir boğum var Beni boğacak...
...baya odun atarken çok mutlu olurdu. Ama akşam sofralarına hiç beraber oturamazdık. Ağlardı akşamları, beyazdı nefesi, kar gibi ferah... Annemin bir kokusu vardı. Boynu ve elleri portakal kokardı. Ona sarıldıkça kaybolmak ister...
...buk koparıldı. Çocuklar öldü. Bu kanto hala kırık. Kelimeler artık dolunay değil. Gündüzler güneşsiz. Geceler nefessiz. Denizlerde şeffafmış Okyanuslar, ne olur hep mavi kalacak de. Bak bugün bu papatya Siyah dahi değil. Yalnız....
...Hele hata yaptıkları zaman, olsun çocuğum senden kıymetli değil ya diyen aileleri olan insanları hiç. Üstelik nefret ediyorum onlardan. Çünkü biri hata yaparsa, ona kızılmalı. O, hata yapmayan biriyle kıyaslanmalı. Sınavdan dö...
...l ova. Coğrafik değil ya da siyasi; yaşanmışlıklarındandır taşralıkları. Büyük şehir havası solumamış, tutmuş nefesini il sınırında. Çiçekleri solmuş ya da solmamış, her çiçek ezilecektir ayaklar altında. Sarılır insan yalnızlığ...
...sefer fena düşüyor, dizlerini paramparça eden buz kristallerine küfredip tükürüyordu. Gözlerini açtığında bir nefes uzağında duran annesi içi acıyarak ona ilaç sürüyordu. Kahverengi olan değil de su gibi olan çok yakıyordu ca...
...varayım derken kemiklerim görülüyor uzaktan rüzgar vursa bir tını koparacak göğsüm hiç olmadığı kadar sıkışık nefes dahi almıyorum papatyalar kesiyor önümü yürüyemiyorum. sahneler sahneler sahneler neden hep aynı şeyler var p...