...almış çayı unutmuştu. Neden sonra bardağa uzandı. Çayı yudumlamasıyla yüzünü ekşitmesi bir oldu. Soğuk çaydan nefret ederdi. Üstelik bugün çayın lezzeti de yoktu. Kalktı, mutfağa gitti. Dolu bardakla döndü, her zamanki yerine...
“nef” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
nef, nefer, neferlerisiniz, nefes, nefese, nefesenin, nefeseydi, nefesi... eşleşmeleri dahil edildi.
...e kadar gaz lambası ile kalemimin, defterlerimin, kitaplarımın flört etmesine ortak ol-muştum. Benim karanlık nefretimi bastırırdı onların kavuşmaları. “Bugün gelecekti,” sızlanmasında marketteki yaşlı kadın. Kızını bekliyormuş a...
...eçsene şöyle karşıya" dersin. "Böyle iyi" derim sakince. (Sıcaklığın sürüyorken hissetmem gerekiyor. Kavanoza nefesini doldursam, seslerini kaydetsem, saçından tutam kessem ya da ellerimi versem sana, yanında götürsen. Korkar...
...arına, umutlanır, daha büyük bir iştahla sıçramaya kalkar. Keşke saati olsaydı gümüş renkli balığın. Ne kadar nefessiz kalabildiğini ölçerdi. Ölmeden önce yapılmış en cesur rekor denemesi olurdu bu kuşkusuz. Gümüş renkli balık i...
...k zorundayım. Aksi hâlde bu sert kayalıklar, bu soğuk iklim ve ölüm kokusu her yandan beni çepeçevre sarar ve nefesimi sonsuza kadar gökyüzüne karıştırır. Ucu bucağı olmayan korkunç dağların sardığı ve gökyüzünün her yerden g...
...kle meşguldü. Değirmen taşı suratlı yirmi yaşlarında delikanlı elindeki fermuarı bozuk siyah spor çantası ile nefes nefese yetişip son anda girdi kapıdan. Şemsiyesi olmadığından biraz önce atıştıran yağmurda ıslanmış bir sıça...
...da! Neye bakıyorsun!” diye Ali’nin arkamdan haykıran sesleri; kalbimin yerinden çıkacak kadar hızlı atmasına, nefes bile almadan soluksuz okula koşmama neden oldu… Okul girişinde Cahit ile karşılaştım. İçimdeki korkuyu ve der...
...aradan’a sadakatimden oturuyorum. Umutlarımla yaşama tutunuyorum. Sigaramın son nefesini çekerken yine senden nefret ediyorum. Güzelliğinden, sesinden, insanlarından, binalarından ve kötülüklerinden. Yirmi altı yılım nasıl geç...
...emiyor şehrin yazgısına. Bir deli İstanbul’la oturuyoruz şimdi Dindi yağmurları, soluklanıyor penceremin camı Nefes alıyor şehir, yorgunmuş meğer gözyaşları Nasıl anlatayım seni ona derdi büyük kendinden Sen ve ben. Küçüğüz d...
...bana bakıyor. Annesinden alamamış da yüklerini. Kızı ayağımda sallıyorken beynim gel-gitlerle oyalıyor beni. Nefesini minik bir mendil gibi yüzüme örtmek istiyorum uykuyla mayalayıp. Nefesi mi çoğalır, uykum mu ağırlaşır bilm...