...öyle olmayacak. Bak bir kez daha deştin yaramı. Oysa ki ölüyken her şey daha güzeldi... Hoşlanma... Sevgi... Nefret... Kan... Özledim ölmeyi. Bir olmalıydı tüm ruhlar, neden bu kilitli odalara sıkışmalar. Tek anahtarınız para...
“nefret” sözcüğü
86 yazıda 120 geçiş bulundu.
nefret, nefrete, nefreti, nefretimi, nefretin, nefretine, nefretini, nefretiyle... eşleşmeleri dahil edildi.
...eceği bir orospu çocuğusun sen!” Aniden çenesine bir yumruk attım Mesut’un. Bağırdım yüzüne. İçimde büyük bir nefret büyüdü. Mesut evden ayrılırken bana tehditler savurdu. “Bekle sen bekle. Senle hiç hesaplaşmadık şu ana kadar...
...rince de dağılıyorum, yatağa yayılıp beklemek canımı sıkıyor, iki kişilik yataklarda tek başıma yatmaktan hep nefret ettim, kalkıp turluyorum odanın içinde, banyoyu beğeniyorum yahut hiç sevmiyorum, emin değilim karar vermek i...
...şehirde olmama rağmen, sadece bir kere hastaneye gidiyorum, o da zaruriyetten. Yıllar sonra, içimdeki hastane nefreti korkuya dönmüşken, bir kez daha gitmek zorunda kalıyorum o lanet yere. Şehir dışından geliyor teyzem. Bu sefe...
...yerini korumaya devam ediyor. Özellikle de bu zamanlarda seyredilesi bir film. İşçilerin intikam duygusunu ve nefretini özetleyen şu cümle kitapta geçiyor: "Eğer bir tanrı yoksa bile, bizim işverenlerden intikamımızı almak için m...
...r, son günleri için ona tavsiyeler vermeye çalışır, kimisi de hikâyelerde kendisine yaşattıkları için Çehov’a nefretini kusar. Yarattığı karakterlerle iç savaşa giren Çehov çok sefil bir haldedir, hem ruhu bitmiş hem bedensel güc...
...ırmanıyordu. Nefes almak için... Dağlara vurdu kendini ağaçlar, kuşlar, kayalar , toprak korkuyla karışık bir nefretle bakmıyorlardı ona. Dağlara vurdu da kendini kaçtı görüntüsünden, unuttu Aynalı olduğunu, kendini Mevlüde sand...
...rak yüzümü diğer yöne çevirdim. Belki de yanaklarım alabildiğine kızardı. Doğal bir makyajdı, bazen kendimden nefret de etsem üzerimden atamadığım. Temelde acayipleşen buydu benim için, çelişkilerim. Üzerimdeki tutukluğu atıp...
...ayamıyordum. Son dakikaya bir farkla önde giren takımın, köşe bayrağı dibinde top saklayan oyuncusu gibiydim; nefret ve çaresizlikle yoğrulmuş klişe bir dayak yemekle meşguldüm. Cüzdanımı, telefonumu ve saatimi kendi mekanları...
...mu? Bir zamanlar... Eh bunu kendime hiçbir zaman söylemeyemem, ama sana söyleyebilirim. Bir zamanlar, senden nefret edişimi ve tek kurtuluşumun sen olduğunu farkettikten kısa bir süre önce, insanların iyi olduklarına inanmışt...