...şındığım şehirler… Hatta göbek bile yapmıştım hareketsizlikten. Aynı olan tek şey olan bekârlığımı saymazsak, neredeyse her şey değişmişti. Yanıma bilerek almadığım telefonum o an aklıma gelmişti, bir iki fotoğraf çeksem fena olm...
“nere” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
nere, nerededir, nerededirler, neredeler, nereden, neredesin, neredesiniz, neredeydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...Sylvia Plath'in iç dünyasını olduğu gibi yansıtır. Bir ilk -ve son- roman olarak Sırça Fabus içten, akıcı ve neredeyse biyografik nitelik taşıyan bir hikâyedir. Kitapta okuyucuyu yirminci yüzyılın ortalarında New York'ta geçen b...
...a bir araya gelip durumu istişare etmek için telaşe içerisinde toplanmaya; inanmayanlar ise bu şiddetli sesin nereden geldiğini ve ne anlama geldiği konusunda tartışmaya başladılar. Durumu fırsat bilip kendini Tanrı’nın elçisi...
...mi ayaklarıma vererek sonsuz küçük uzunluğundaki adımlarımla odaya doğru kıpraşıyordum. Ayaklarımın kıpırtısı neredeyse sıfır uzunluğundaydı. Dengemi ve kendimi kaybetmemek için bu yürüyüş ne kadar uzun sürse de dikkatimi diri tu...
...ki de yanlış bir aramaydı. Arayan iş arkadaşı Nuray’dı. Akşam yemeğine davet ediyordu onu. Aynı çatı altında, neredeyse bir selam dahi vermeden çalıştığı birkaç iş arkadaşı da gelecekti. Hep ilginç gelirdi bu buluşmalar kadına. D...
...rda zehirli olan şeylerin sadece böcekler, kemirgenler, bitkiler ya da hayvanlar olmadığının farkında olarak (neredeyse unutmuyordum, bilerek ertelediğim diğer bir tür de insanlar) beş duyu organıyla fark edemeyeceğim başkaca zar...
...her ilmek, halı bıçağıyla kestiği her ip düşmanı gibi. Kızıysa can düşmanı. İçinin harını gidermek için lafa nereden başlayacağını bilemiyordu. Zira ağzını açtığı zaman öyle bir açmalı ki kızı bir daha değil elin oğlanlarıyla...
...r gücün duramayacağına gerçekten inandıkları bu kahramana dönüşüyorlardı, Rahan oluyorlardı. Zamanla isimleri neredeyse unutulmuştu sokakta, onlar artık ‘Ra’ ve ‘Han’ olarak kalmışlardı. Onun gibi maceradan maceraya koşuyorlardı...
...u Geçti gitti bir zamanlar Hiç geçmeyecek gibi geldi Sonra bir baktım geçmemiş arkamda saklanıyormuş şerefsiz Neredeyim ben? Ellerin nerede? Ellerine ihtiyacım var Bir dokunsan her şey düzelecek sanki Bir öpsen ruhum vaftiz olaca...
...tım Sophia. Hangi burjuva ailesi doğurdu ki bizi, Böyle isteklerde bulunabiliyoruz. Bir şeyler isteme lüksüne nereden sahip oldum ki? Ağlamak için çok geç bir zaman Sophia, Sadece gülümse ve uyut beni. Uzat ellerini ve uyut ben...