...oğuverdiler. Sesler yok oldukça kelimeleri gözlere yüklemeyi öğrendi insanlar. Sıra bize gelene kadar her şey normalleşmişti. Bize sadece sürdürmek kaldı.” “Peki baba, ya bir gün…” “Bir gün kimse konuşmayacak Z. Bu artık o kadar kolay...
“norm” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
norm, norma, normal, normalde, normalden, normaldi, normaldim, normaldir... eşleşmeleri dahil edildi.
...şurdu bu zamana kadar ama bu adamlardan tek bir ses çıkmıyordu. Sonunda kapıdan içeri bir kurtarıcı girmişti. Normal zamanlarında sürekli olarak emir alan, aşağılanan, kovulan bir garsondu içeri giren. Elinde çizik dolu bir te...
...hissettiğini anlayabiliyordum. Büyüyüp küçülmesine göre ben de konuyu değiştiriyordum. Onuncu bardağımdaydım, normalde en fazla üç bardak içebilirdim. Şimdi anladım ki üçüncü bardaktan sonra bira artık bira olmaktan çıkıyormuş....
...maddelerine göre birbirinden ayırır. Üç türlü tüketim maddesi vardır: a) ilkel tüketim maddeleri (zaruret) b) normal tüketim maddeleri (haciyat. Tabii) c) lüks tüketim maddeleri (kemaliyat). Bedeviler iktisadi hallerinden ötür...
...kalakalmışlar havada. Sarı pijamanın katkısıyla, babamın kakalak dediği o böceklerin ters dönmüş de bir türlü normal haline gelememiş kopyası oluyorum. Yanan canımla sinirlerimin bozukluğu birleşince avaz avaz ağlamaya başlıyo...
...lmemesi için vardı. Tekrardan göğsüne takıldı gözü. Bunca gereksiz ve insanların umursamadığı düşünceler bile normale döndürememişti nefesini. Bu şişip duran göğüsün sebebi neydi? Zihni bu zamana kadar çalışamadığı bir hızla bu...
...çimi dolduran uzakta oluşun ama yine de sana benzetiyorum bu şehirde herkesi. Çıldırıyor muyum yoksa daha bir normal mi oluyorum? Günden güne değerinden bir şey yitirmiyor bu sevmelerin resimlerine bakıyorum her gün, bir şehir...
...asına gerek yoktu. Bastırmadı. Terlemesinin durduğunu fark etmişti. Eli titremiyordu. Nefes alış verişi gayet normaldi. Yutkunmadı. Feri sönmüş gözlerinin içi büyümedi. Tereddütsüzdü. Kurtuluşu, işaret parmağına uygulayacağı ufa...
...mize acıyoruz. Erken ölümlere sövüyoruz. Şehri suçluyoruz. Kaldırımları tekmeliyor, tabelaları yumrukluyoruz. Normalde lavuğun tekine çarpmadan adım atılmayan şu koca şehirde dalaşacak, kavga edecek bir Allah'ın kulu yok diye hı...
...ibi. Ama doğru düşünmüştü: kahve içmek, hayatla tekrar bağ kurmak ve özgürlük kadar iyi bir öneriydi; her şey normale dönmüşçesine sevindi Fulya. Sade kahve sevmesine rağmen, açlığını bastırsın diye sütlü ve şekerli istedi kahv...