...cesaretin şereflendirdiği bedenim bir atiklikte bulunarak elimi uzatmamı sağladı. Babam yere zımbalanmış göz odağına giren elimi görünce sadece baktı, tutmadı. Ne düşünüyordum ki? Elimi mi tutacaktı cidden? İşten döndükten hem...
“oda” sözcüğü
57 yazıda 78 geçiş bulundu.
oda, odabaşı, odabaşının, odacık, odacıklara, odacıklarda, odacıkları, odacınız... eşleşmeleri dahil edildi.
...erinin içine bakarak "Kötü günler bitecek az kaldı" dedi. Melsa tepki vermedi. Annesini yatağa tekrar yatırıp odasına çıktı. Vücudu değil belki ama beyni yorulmuştu. Uyumayı ve uykudan hiç uyanmamayı düşündü bir an. Üşüdüğünü h...
...mün önünde kaybolan şeylerden nefret ettiğimi bir kez daha fark ediyorum. Güneşliğimin altından beyaz ışıklar odama sızıyor. Halbuki ben geceden yaktığım lambayı söndürmemişim bile. Ne çabuk sabah oldu? Yetişmem gereken bir h...
...de yollayabilir” falan dedim. “Yok abi öyle olmaz” iyi o zaman deyip devam ettik yolculuğa. Tam bana verilen odaya çekilmiş kendimi dinlenmeye almışken bir bağrışma koptu içerde o heycanla yerimden fırladım kaptan köşküne ye...
...du. Öncesinde görüşmeli miydi? Hayır, duygularına yenilebilirdi. Boğarak mı öldürmeliydi? Hayır, uzun sürmesi odaklanmasını zorlaştırabilirdi. Evinde mi, dışarıda mı öldürmeliydi? Bunu önce işvereniyle konuşmalıydı. Murat 1.80 boylar...
...Sonunda benim yapamadığımı o yaptı ve onu beklemeyi bıraktı. Bense hala onu bekliyordum. Küçük mavi duvarlı o odaya girdiğimde önünde bir dosya elinde kağıtlar oturuyordu. İçeri girdiğimde başını kaldırıp baktı bir an. Afalla...
...dedi. "Çay ama su bardağında" dedi Nuri. Nora "Hemen efendim" diyerek odanın kapısını kapattı ve çıktı. Nuri odadaki sehpaların üzerine yayılmış dergileri incelemeye başladı, Hıdır ve Vitali havadan sudan siyasetten yokluktan...
...arlardan aksedip çınlaya çınlaya kendi kulaklarına doluştu. Salya-sümük yüzükoyun halde taş zeminde yatarken, odadaki ışığın iyiden iyiye azaldığını fark etti. Duvardaki kandillerden üçü sönmüş, kalan bir kandil ise kendini anc...
...t katardı. Yanında duran zigon sehpanın ağabeyliğini de üstlenmiş gibi bir duruşu vardı tekli koltuğun. Annem odadaki çoğu eşyanın olduğu gibi onun da yerini zaman zaman değiştirirdi. Üçlü koltuğa kimsenin gücü yetmez, o hep ye...
...ha ötesinde… Eğer bu sözcük doğru zamanda ve doğru yerde kullanılırsa, bizleri uyaracak ve yaşadığımız o an’a odaklayacak. Aradığım bu sözcük, duygu dağlarının ötesinde ve mantık nehrinin döküldüğü noktada. O, ulaşılacak son nokta...