...çbir zaman ortadan kaldırılmamalıdır. Örneğin, karakterimizin ayak serçe parmağını bir kanepeye çarptığını ve odadaki kişilerden birisinin de "Oha, çok acımıştır! Acıdı mı lan?" dediğini düşünelim. Karakterimiz burada acısını p...
“odadaki” sözcüğü
16 yazıda 18 geçiş bulundu.
odadaki, odadakilere, odadakilerin eşleşmeleri dahil edildi.
...n sonra değil, çok sonra ortaya çıkar. Kara delik gibi. Her güzel şeyi yok eder. İçine çeker.” Sonra haykırdı odadaki cansızlığa. Aynaya karşı: “Öyleyse ne zaman içimdeki boşluk ortaya çıktı? Hay amına koyayım her şeyin.” İlk k...
...ışık demetini izliyorum. Duvardan yerdeki halıya sekiyor. Halı kenarlarındaki işlemelerde oyalandıktan sonra odadaki izbeliğe daha fazla sessiz kalamayıp asabiyetini yüklediği gibi kaçıyor. Cinayet mahallinden hızlıca uzaklaşa...
...i oldu ona, yutkundu fakat. Sessiz bir tiyatro çevirmeye başlamıştı şuursuzca üçü. Tanımsız bir sahneye döndü odadaki dekorlar. Perdenin beyaz rengine bulanmış güneş ışınları, pılını pırtısını toplayıp terk ediyordu odayı akın...
...ılan tıslamayı kesmiş “odana” diye gürleyen hocanın sesine itaat ederek kaçarcasına yılan odasına savuşmuştu. Odadakilere dönerek “misafirdir, dışarıdan gelmiş” diyen Basir hoca kitaba dönmüş gelenlere kayıplarının kim tarafından ç...
...dedi. "Çay ama su bardağında" dedi Nuri. Nora "Hemen efendim" diyerek odanın kapısını kapattı ve çıktı. Nuri odadaki sehpaların üzerine yayılmış dergileri incelemeye başladı, Hıdır ve Vitali havadan sudan siyasetten yokluktan...
...arlardan aksedip çınlaya çınlaya kendi kulaklarına doluştu. Salya-sümük yüzükoyun halde taş zeminde yatarken, odadaki ışığın iyiden iyiye azaldığını fark etti. Duvardaki kandillerden üçü sönmüş, kalan bir kandil ise kendini anc...
...nlatıyor ve masanın beyazına vuruyordu. Masanın üzerinde sadece bir şişe rakı ve iki tane rakı bardağı vardı. Odadaki sigara dumanından göz gözü görmez olmuştu ve güneşin verdiği o küçük kaçamak aydınlanmalarda, bir ip gibi gör...
...t katardı. Yanında duran zigon sehpanın ağabeyliğini de üstlenmiş gibi bir duruşu vardı tekli koltuğun. Annem odadaki çoğu eşyanın olduğu gibi onun da yerini zaman zaman değiştirirdi. Üçlü koltuğa kimsenin gücü yetmez, o hep ye...