.... Yahut sözde hata denilen… Ve bir gün aynanın karşısına geçtim. “Bu ben değilim” dedim. Ve daha önceden alıp odamda ara ara taktığım uzunca peruğumu tekrar başıma geçirdim. Olmayan göğüsler yarattım kendime. Dolabımda sakladı...
“odam” sözcüğü
9 yazıda 12 geçiş bulundu.
odam, odama, odamda, odamdaki, odamdan, odamdaydım, odamdayken, odamı... eşleşmeleri dahil edildi.
...anet seni. Ne suç işledim de senin gibi bir evladım oldu?” Dün harçlık istedim acaba ondan mı kızdı bu kadar? Odamda yerde birkaç kıyafet vardı onları mı gördü acaba? Ya da aynı anneme benziyorum diye mi her içtiğinde böyle pa...
...k sevdiğimiz yazarların kelimelerinin ruhunu yansıtmaktan geri kalamıyorum. Dostum, kirli sarı duvarları olan odamızda birbirimize okuduğumuz romanları eleştirirken duyduğumuz saf mutluluğu, o masumluğumuzu özlüyorum. Ellerimde...
...başlar ve her şeyin tek suçlusu ben olduğuma karar verilen ana kadar devam eder. Sonra ben üzgün bir şekilde odama giderken, o fındığın kabuğu da benim ayağıma batar. Genelde hep aynı yere batıyor galiba lanet kabuk, acı hep...
...n kapısına baktı, iri yarı bir adam dikilmişti, yüzünde alaycı ancak soğuk bir gülümseyiş vardı. ‘’Ne cüretle odama girersiniz?’’ diye karşılık verdi Bay Noris, sonra birkaç adım geriledi. Bu sefer kabadayı adam da birkaç adı...
...süme yasladım başını Sıcacıktı Bak dedim güldük bu akşam Ben gülümsedim, o gülümsedi Beyaz bir kış gecesinde, odam ışıkla doldu Bir gün ağladım Ellerim titredi önce Sonra yüreğim Yaklaştı sessizce, halsizdi Artık benden uzak...
...ir şey yapmama müsaade etmediğinden, günde sadece birkaç saat dışarı çıkabiliyor, daha sonrasında bir an önce odama dönebilmek istiyorum. Her sabah hafif bir ağrı kesici içtikten sonra odamdan çıkıyor ve kılık kıyafetlerine,...
...gittim. Suyu soğuğa getirdim. Sonra tekrar sıcağa döndürdüm. Hiçbir zaman soğuk suyla duş almamıştım ki ben. Odama döndüğümde ağır bir kokunun her tarafa sindiğini fark ettim. Sigara, kusmuk, parfüm karışımı bir kokuydu bu....
...da. Hep mutlu olmak mı yazıldı kaderimize? Herkes mutluluk naraları mı atmalıydı bu belirsiz dünya düzeninde? Odamızda kitapların, eşyaların bile yerli yerinde durmadığı, bir kaosun esiri olduğu bu dünyada; dağınık zihinlerimizd...
...“Anılar” diyordu, bize kalan güzel anılarımız ve tabii ki hayatta olanlar… Mektup elimde, bahçeye bakan küçük odamda, camın önünde oturuyordum. Önce kokladım zarfı ve göğsüme bastırdım. Ablama sarılıyor gibi… Onu her geçen gün...