Deniz, gün öğleden sonraya yol alırken güneşle buluşmanın keyfini çıkarmaya devam ediyordu. Bütün vapurlara, motorlara, sandallara daha bir sevgi dolu hissediyordu kendini. Dalga dalga sevinç yüklüydü. Tüm konuklarını en güzel...
“öğle” sözcüğü
36 yazıda 48 geçiş bulundu.
öğle, öğleden, öğlen, öğlendi, öğlene, öğleni, öğlenin, öğlenler... eşleşmeleri dahil edildi.
...abut geliyor geçmişim önüme. Döndürüyor tepesi demir filizli tuğla yığınına. Kahvaltı etmeden gittiğim okulda öğlen yediğim bir açmanın yanındaki sevdiğim gofret tadına. Tüm gün oyaladıkları midem, artık akşam yemeği bekliyor...
...lattım durumu. Saatin 14:00 olduğunu bu saatten sonra başka doktora randevu veremeyeceğini, cumartesi günleri öğlene kadar çalıştıklarını falan anlatmaya başlamıştı ki bağırmaya başladım. Avazım çıktığı kadar bağırdım. (Her za...
...ini unuttuğum insanları çağırıyorum zihnime. Gelip doluşuyorlar hemen. Sen yoksun. Orada kaldın, zamansız bir öğle uykusunda. İri gövdeli, kocaman bir ağaç taşıyor sanki çocukluğumu. Dallarına uzanmak için zıplıyorum, tuttuğ...
...çizik atmış -ustura gibi- kanatırcasına. Ellerim söyledi bana da, Kıskanmış tüm ölümleri bedenimden. Yine bu öğlen sırf bu yüzden, İlk defa ölümsüz olmak istedim. Bu kez ruhumu asmadan Türkülerin en koyu ölüm tonunu söyledim...
...erim. Çamaşırları da makineye attık mı tamamdır; bitince bir ara verir, asarım diye düşünürüm. Bu arada vakit öğleni biraz geçmiştir. Kurumuş yağlı boya tüplerini, yarım kalmış tuvalimi ortaya çıkarırım. Paleti yeniden canland...
...üşünmüştüm. Şu an ise okuduklarım karşısında şaşkındım. Üçüncü sayfada büyük puntolarla şöyle yazıyordu: “Dün öğle saatlerinde, otobüs durağında meydana gelen patlamada 29 yaşındaki A.C. Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Emniye...
...irginia ırmağa doğru yürüyüşe çıktı. Ceketinin ceplerini taşlarla doldurdu ve kendisini suya bıraktı. Leonard öğle yemeği için eve döndüğünde, masada intihar mektubunu buldu. Irmağa koştu ancak geç kalmıştı. Cesedi üç gün so...
...âğıdını ceketinin cebinden çıkarıp beklemeye başladı. Ne zaman boş kalsa hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kaleminde, ruhu kâğıtta… Uzun, yuvarlak, köşeli, oval, üçg...
...te, karışık turşu. Ankara'nın ekmeğini, çayını, şekerini, yağı ile patatesini, soğanını alabilirlerdi sadece. Öğle yemeklerini üniversitede yiyemese; ete hasret kalacaktı ya. "Sabır" diyordu amcası “Sabır yeğen”. Onu dinleyi...