...dı gitti Bursa'nın ufak tefek taşlarına. “Ah! Bursa ah! Tek sevdiğimin memleketi… Canımdan çok sevmiştim onu. Oğlum kadar olamadım. Kaçıracaktım olup bitecekti. Rahmetli annemle babam önce mırın kırın etmişlerdi ama kendiler...
“oğlu” sözcüğü
80 yazıda 110 geçiş bulundu.
oğlu, oğlum, oğluma, oğlumda, oğlumdur, oğlumla, oğlumsun, oğlumu... eşleşmeleri dahil edildi.
...alarına en yakın güvertede güneşlenmek istediğini söyledi. Nilgün bu değişime için için gülerken kaynanasının oğluna telefonlarına sinir olarak kendini şezlonglara, pırıl pırıl güneşin altına attı. Denizin ortasında olmak ona...
...rın dönüp tekrar baktığı bir içim suymuş. Köyün delikanlısı Mehmet’le birbirlerine sevdalanmışlar. Mehmet ağa oğluymuş. Babası önce inat etmiş tabi. Oğlunu bir çoban parçası dediği adamın kızıyla evlendirmek istememiş. Ama köylü...
...kadar vurdumduymaz olmuştu; bu kadar umursamaz, bu kadar taş yürekli? Üstelik annesi de pek inanmıyordu ona, “oğlum, ben sana inanıyorum inanmasına ama bu kadar öfkelenmeni bir türlü anlayamıyorum,” diyordu. Sadece suçlu ola...
...ktığı fotoğraf albümü, arayıp sormasalar da gönlünden söküp atamadığı eş dost, eşi Ayla Hanım, kızı Handan ve oğlu Kemal’in çocuklukları… Sanki sabit telefonun kablosu yüreğiyle geçmiş arasında uzanıyordu. Ahizeyi kaldırdı....
...külerini Türkçeleştirdi ve Emila Zola’nın yapıtlarına bu dönemde büyük ilgi duymaya başladı. 1903 yılında ilk oğlunu, ondan 16 ay sonra ise ikinci oğlunu kucağına aldı. Edebiyata ilgisinin yanı sıra Balkan Savaşı sırasında has...
...“Bak işte mahalle artık bunlara kaldı,” dedi. Hiçbiri değil ama bu sözler babasının yüreğini delip geçmişti. Oğluna durmasını söyledi. Araç yavaşça durdu. İsmail Bey pencereyi açtı. Kuyruğunu sallayan Çirkin’in başını okşadı....
Yanlıştır oğlum varlığın. Tulumbalardan sal benzini. Günaydın. Merakından mı? Trambolinler seni beklemiyor hani. Kap bunu havadan, al! İnceliğin ha? Şaşırdık mı beklerken seni kalabalık meydanlarda yoksa? Sansız, zor yani! Di...
...mam, ben hastaneye yatacağım. Sen güzel güzel oyuncaklarınla oyna, yemeklerini ye, babaanneni de üzme olur mu oğlum?” dedi. Kapının önünde bir bavul gördüm. Sıkı sıkı sarıldım annemin boynuna. Babaannem, “Çocuk üşüyecek” deyi...
...erim, şekerim!" dedim, göz kırparak. Ergen suratıyla bana tuhaf tuhaf baktı. Çantamdan ıslak mendil çıkardım, oğlumun yanaklarında bıraktığım ruj lekelerini sildim. Annem "hadi bırak ben silerim, geç kalacaksın, çık artık" dedi...