...bir dünyası, içinde yaşattığı binlerce kadını vardı. İntihar girişimlerinin ve ruh sağlığının en büyük sebebi olan iç dünyası. Belki de yazarlığını besleyen en önemli şeydi delilikleri. Kadınlara kitaplarında daima yazmaları...
“olan” sözcüğü
726 yazıda 1.713 geçiş bulundu.
olan, olana, olanak, olanaklar, olanaklarla, olanaklarımıza, olanaklarının, olanaklarıyla... eşleşmeleri dahil edildi.
...e. Babası gibi değildi amcası. Soyadının hakkını verirdi her zaman. Bayağı da kızardı ona. Tek sulu yemekleri olan patatese "Yine doldurmuşsun yağı, salçayı yeğen!" diye. Ardından da odanın rutubetten garip şekillerle bezenm...
...desi olarak görmemenizi rica ediyorum) varlıklar için ne anlama geldiği kitabın dayandığı temellerden başlıca olanı ve aklımda en çok yer edineni. Dahası, solucan deliklerinden bilimkurgu yazarlarının en sevdiği nokta olan za...
...ılara… Gün ağıtların yükseldiği evden gitmeye karar veriyor. Sorguda söylediklerim getirmemiş kardeşimi. Gece olanca heybetiyle çöküyor üstüme. Hiçbir şeyi görüp algılamayan gözlerim karşımda belirginleşen garip sureti hayal m...
...kü safi bir aşkın, sevginin tezahürüdür gözyaşları. Meczup, o kadar yerli yerinde misaller veriyordu ki orada olanlar her cümlede kendilerinden bir şeyler görüyordu ve yüreklerine kadar hissediyordu. Manevi bir hava sarmıştı or...
...Bavul merdivenin sonunda durabildi anca. Kilitler isyanı becermişlerdi işte. Yedek protez az öteye savrulmuş, olanlara bakıyordu. Ardı sıra yuvarlanarak gelmekteydi Soner. Takır'la birlikte…
...rine şikayet etmeyi bırakmıştım. Çok üşüyordum. Mutfağa geçip kendime bir kahve hazırladım. Gaye’nin hediyesi olan dev termosa doldurdum. İştekiler, “kova” diyorlardı ona, benim her gün kovalarca kahve içmeme hayret ediyorla...
...eyler bilirler. Gerçekler, onların akıllarındaki salt anılardır. 15 yaşımdan beri, bu düşüncenin asıl kaynağı olan ‘neden?’ sorusunu sormayı vakit kaybı olarak gördüm. Ona da sormadım. Bu vakitleri düşünürken acıyı ve anılar...
...ı. Belki de kendimize bile itiraf etmediğimiz pek çok şeyi dile getirecektik. Belki de asıl mesele tek gerçek olan ölümden korkuyor olmamızdı. Cahit Sıtkı Tarancı'nın da dediği gibi: "Neylersin ölüm herkesin başında/ Uyudun...
...su veriyordu. Mezar taşlarıyla o zaman konuşmaya başladı. Saatlerce orada oturduğu, konuştuğu olmuştu. Garip olan kendi kendine konuşuyormuş gibi hissetmemesiydi. Zihni çok doluydu her zaman. Bunun kendine yettiğini hissetm...