...azdı. Misafir geldiğini de annene anlatma diye tembih etti. Annem, teyze gibi dertli insanlara çok üzülürmüş. Olanları anneme hiç anlatmadım ama o tatlı bebeği söylememek için de kendimi zor tuttum. O gece annemlerin odasından g...
“olan” sözcüğü
726 yazıda 1.713 geçiş bulundu.
olan, olana, olanak, olanaklar, olanaklarla, olanaklarımıza, olanaklarının, olanaklarıyla... eşleşmeleri dahil edildi.
...ki dakika durdum ve sağa sola bakındım. Beni bekliyordur diye düşündüm. Göremedim. O sırada caddeden geçmekte olanları seyre daldım. Çok sürmedi… Biraz ileriden bana doğru yürüyen ev sahibini, melon şapkası ve çarpık yürüyüş...
...üjgân. Bazen düşünüyorum da belki ben yanlış yerdeyimdir, yanlış tepeden izliyorumdur hayatı. Belki omurgasız olan benimdir. Olduğu yeri cehennem belleyen, herkesten kötü olan, kelimeler arasına sıkışıp kendine sahte bir dün...
...o olmayacaktı. Tam olarak bir 10 dakika sonra, 1460 gün 6 saat 10 dakikadır hayata karşı bir koruyucuya sahip olan ben, dımdızlak ortada kalacaktım. Mutluluklar ve acılarla aynı potada eritilmiş, yeri geldiğinde sabahı olmay...
...iydi. Yemeye doyamadığı solucanlı tarttan daha iyisini bulduğunu düşünüyordu ve bunun olacak işlerden daha da olanaksız olduğundan, fark edememişti sokakta ve çıplak olduğunu. Ve tam o anda fark etti; sefilliğinin çıplaklığıyla i...
...ız boyunca bize sayısız sözler sarf edildi. Ve şimdi yeterince berbat bir hâlde kilitlenmişim. Buradan çıkmam olanaksız. Yahut ben öldüm de burası cehennem dedikleri yer olsa gerek. Doğru ya; diğer dünyanın mutluluk dolu olacağı...
...ğimiz tek kurgu: Doğmak ve ölmek. Çok hızlı gittik sanırım ya da "Aklımızı çok farklı yerlere sürükleme riski olan yanlış kelimeleri seçtik." de diyebiliriz. Dedik de. Bıktık. Bir insanın temelini kuran "özgüven" olgusunu ka...
...ı yazının üzerinde gezdirerek tekrar okudu: -Herkes bir veballe ölür ama benimki en ağırı. Babasının vasiyeti olan bu tümce, önceleri başucundaki mermere yazılsa da şimdi nüfusun yoğun artışından değişen gömütlük düzeniyle,...
...umuşacık sesiyle kadınlığın acı yüzünü erken öğrenmiş bir çocuk bağırıyordu. Payına düşen toprak ömrü gibi az olan mezar, Lamia’nın ellerini, ellerinde açan kardelenleri boğmuştu. Aradığı mezar, şimdi ona sesleniyordu. Mezar...
...altın rengi yapraklar, turuncunun en pastel ve yumuşak tonuyla çizilmiş gün batımı, vaktiyle orada yanımızda olanların anısını yaşatmak için akşamüstü gittiğimiz deniz kenarı... Hepsi geçmiş günlere selam durur aslında. Böylece...