Yıkık bir kale önünde, Eller bağlı gözler açık Teslim oluyorum, Teslim olan her şeye. Kopup gelir fırtınalar, Karabahtlı ben severim birini Olur Kralın en gözdesi. Yakamoza baksam Ay düşer. Ölüme baksam çeker gider, Fırtına...
“olan” sözcüğü
726 yazıda 1.713 geçiş bulundu.
olan, olana, olanak, olanaklar, olanaklarla, olanaklarımıza, olanaklarının, olanaklarıyla... eşleşmeleri dahil edildi.
...nda’ filmi; İsrailli kadın yönetmen Maysaloun Hamoud'un ilk uzun metrajlı filmi. İsrail - Fransa ortak yapımı olan bu filmi izlemeden önce, filmle ilgili beklentim çok da yüksek değildi açıkçası. Ancak açılış sahnesiyle birl...
...kondum. Bomboş bankta, sanki sıkışmışçasına oturuyordu. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Kaldırımda dolanır gibi yapıp, çaktırmadan yakınına yol aldım. Yaklaştıkça gözlerime inanamamıştım. Ne olsa beğenirsiniz. Az ö...
...toplanarak yabancı markalarca paketlenen çayın; 35 sene önce de kendi ülkesinde değer görmediğinin bir kanıtı olan, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki karaborsacılığı ve savaş sonrası dünya düzeninde ülkeyi liberalleştirme adı...
...ayallerle yaşıyorum. Her gece bu nadide anılarla gözlerimi kapıyorum. Rüzgâr değdikçe gökteki maviliklere yol olan saçların, Her teline salıncaklar kurardım ve sen beni her seferinde sallanırken yakalardın. Sürekli renksiz d...
...ı ve yavaş yavaş delirdik. Joseph Conrad'ın Heart of Darkness (Karanlığın Yüreği) isimli romanının uyarlaması olan film, İlkin George Lucas ve John Millus, Joseph Conrad'ın eserini bir Vietnam filmi olarak uyarlamayı düşündü...
...rdı sokaklar. Seyrederdi bir savaşçı gibi var-oluşu, Ilık asfalta yazardı yürüdükçe yok-oluşu. Geleceğe not-a olan adımları Yağmur gibi gökten yere damlardı. Kimi şarkılar gibi uzardı o yollar, Kimi yollar gibi uzardı o şark...
...r. Clarke'ın seriye erdirdiği romanın devam öykülerinden ikincisi 2010, 1984 senesinde aynı zamanda senaristi olan Peter Hyams tarafından çekilmiştir. Başrolde Dr. Heywood Floyd olarak Roy Scheider yer almıştır. Ona Helen Mi...
Uzun parmaklı ellerimi tıpkı bu şehir gibi gri olan paltomun cebine saklayıp yürümeye çalışırken, hüzün rengine bürünmüş yapraklar sanki birer tokat gibi solgun benzime çarpıyor. Rüzgârın beni sağa sola savurmasından endişel...
Şimdi Eylül değil Ve yapraklar da yok yerlerde basamam İlkbahar arefesinde boğum boğum olan gözyaşlarım içimde saklı Düşlerim eskiden Peter Pan'ın hikayesi gibi idi Şimdi ise karanlık bir zindan gibi Nasıl kalkacağım üzerimd...