...asına bırakırken gözleri fotoğraflarda gezintiye çıktı… Önce söz kesildi. Aslında çok çok önceden kavilleşmiş olduğunu o günlerde öğrendi. Mavi çiçekli beyaz elbisenin kayganlığında adını koyamadığı bir şeyler de içinden uçup gi...
“olduğun” sözcüğü
29 yazıda 30 geçiş bulundu.
olduğun, olduğuna, olduğunca, olduğunda, olduğundan, olduğunu, olduğunun, olduğunuz... eşleşmeleri dahil edildi.
...bu seslenişinden. Bir anlam da veremedi. - Çünkü onlar yaşatmayı bilenlerdir ve her canın rabbin bir emaneti olduğunu anlayanlardır. Bir çiçeğe dahi bu kadar üzülen kadının yüreği dünyanın en yufka yüreğidir. Sevilmekten başka...
...in? - Ne diyebilir ki? Yoksa o senin Güdük Hamdi mi istemiyor görüşmemizi? - Hayır canım. Kabul gününün sende olduğunu söyleyince "Ha, o Erotik Sevda'da mı?” demesin mi? - Ne! Ne dedi, ne dedi? Erotik mi? Canoş'dan cesaret alan...
...yığınından uzak, hoş bir yer istemeye itmiş, bunun için aylık ödeyebileceğim miktarın yalnızca otuz beş kâğıt olduğunu çekinerek söyleyebilmiştim. Bu zamanlarda aylık otuz beş kâğıda değil ev, ufak bir kulübe bile bulmak zordu....
...şlar vardı. “Ne kadar çabuk büyüdüm. Masumca bir çocukluğum oldu kendimce. Ama mutlulukla bezeli bir çocukluk olduğunu söyleyemem. Bu yüzden olgunluğu sevmem gerek. Zaman çabuk geçiyor, ne iyi. Böylece büyüyüverdim erkenden. Özl...
...bilirdik. Necdet benim canımdı, hayatımdı… “Bak aklıma ne geldi Kızıl Çiçek” dedi. “Ne geldi?” dedim. “Hamile olduğunu öğrendiğimiz ilk gün çalışma odasını çocuk odasına dönüştürmeye başlamamız, ilk günden gidip aldığımız o mavi...
...i’nin narin bileğine takarken Behzat’ın elleri titremişti. Genç kızın, çocukluk günlerinde olduğu kadar mutlu olduğunu görmek, neşesini kabarttı. Eleni, üşüdükçe Behzat’ın omuzlarına sokulup koluna sarılıyordu. Papaz haçı suya a...
...başındaki çalar saat, irkilten sesiyle tekrar haykırsın, kendimize gelelim! Bir an önce dünyanın da bir canlı olduğunun farkına varıp, her şeyi ile sevmek, saymak ve birlikte uyum içinde yaşamak dileğiyle… Verilen emek geç de ols...
...deşiz cümlelerinin ardında kocaman bir ‘kardeşin duymaz’ gerçeği yatıyor. Biz birlikte yok oluyoruz. Birileri öldüğünde teker teker ölüyoruz, habersizce. Satır aralarında kaybolurken yitirilenlerin isimleri, biz yitirilmiş boşluk...
...aştığı o kadar yolu hedefine inandığı için mi gelmişti yoksa sadece bu kadar yolu geldiği için mi bir hedefi olduğuna inanmıştı? Yazan: Aysu Altaş