...yla gündüz de uyumadı. Omuzlarından aşağıya sarkmayan şeref madalyalarının eksikliğini hissedecekken, sokakta olduğunu ve ayak parmağının arasından diline doğru saplanan cam parçasını çıkardı beyninin sol lobundan. Olacak iş değ...
“olduğunu” sözcüğü
488 yazıda 1.004 geçiş bulundu.
olduğunu, olduğunun, olduğunuz, olduğunuza, olduğunuzu, olduğunuzun, öldüğünü, öldüğünün... eşleşmeleri dahil edildi.
...şlar vardı. “Ne kadar çabuk büyüdüm. Masumca bir çocukluğum oldu kendimce. Ama mutlulukla bezeli bir çocukluk olduğunu söyleyemem. Bu yüzden olgunluğu sevmem gerek. Zaman çabuk geçiyor, ne iyi. Böylece büyüyüverdim erkenden. Özl...
...i’nin narin bileğine takarken Behzat’ın elleri titremişti. Genç kızın, çocukluk günlerinde olduğu kadar mutlu olduğunu görmek, neşesini kabarttı. Eleni, üşüdükçe Behzat’ın omuzlarına sokulup koluna sarılıyordu. Papaz haçı suya a...
...gelmiyordu. Yine de kimseye kızdığım falan yoktu. Yeterince yüksek sesle inlemiyordum. Karanlıkta saaatin kaç olduğunu göremediğim için, uzam – zamanın dışında bir boyutta, belki dördüncü, belki kendi boyutumda sürdürüyordum yaş...
...çok kısa bir an için belki de kırık dökük bir binanın yıkılmasına mani olduğumu, doğru olanın bırakıp gitmek olduğunu düşündüm. Sonra bu saçma düşünceyi kafamdan sildim. Kırık dökük eski bir bina bile bir saraydan daha değerli...
...un arı ve karıncalarında bir arada yaşadıklarını fakat onların böyle yapmalarının sebebinin akıl değil içgüdü olduğunu bu yüzden toplum (gesellschaft) değil topluluk (gemeinschaft) olduklarını ifade eder. Maişet İçin Çabalamak:...
...ya meyilli bir mekanizmadır. İş-güç... Hayatı kazanmak... Kazandığını harcamak... Sağlığını kazanmak... Hasta olduğunu unutmak... Daha çok kazanmak... Kazandım derken kaybetmek... Bunların devrilip döküldüğü yollardan takılmadan...
...şte ezilmemiş. Gölgesinde soluklanayım, diye düşündüm. Fakat vardığımda ağacın altında bir başkasının oturmuş olduğunu gördüm. Her şeyden sonsuza dek uzaklaşmak için çıkmış olduğum bu yolculukta, bir insan yüzü beni bu kadar mut...
...dimi unutup ona ağlayacaktım. ‘’Üzülme’’ diyecektim. ‘’Hep yapar bunu: önce öylesine içine alır ki seni, özel olduğunu düşünürsün. Ruhunun bakir derinliklerine ulaştığını zannedersin, oysa ruhunu Meryem misali korur. Sonra, sıkı...
...için gönderilmişler ve sonra geri alınmışlar gibi. Ve senin yıllar boyunca dünyanın ne kadar da küçük bir yer olduğunu kendine sayıklayıp durman ve bir gün hiç olamayacak bir yerde karşılaşıp kol kola derse gideceğini sanman gib...