...m, eskiden insanlar akşamları birbirini ziyaret eder, çay / kahve içilir, çocuklar ise oyun oynardı. Peki, ne olmuştu da tarhana çorbası içerek büyüyen ve neticesinde doktor / mühendis olan nesilden dünyaları ayağa kaldıran, as...
“ölmüş” sözcüğü
43 yazıda 50 geçiş bulundu.
olmuş, olmuşa, olmuşken, olmuşlar, olmuşlara, olmuşlardı, olmuşlardır, olmuşlarmış... eşleşmeleri dahil edildi.
...amanla öğreniyormuş insan, öyle diyorlar. Neyi öğreniyormuş biliyor musun? Alışmayı. Oysa ben alışmışsam, yok olmuşumdur. Yatağının başucundaki pencereye suskun bir kuş konardı. Uzaktan severdim tüylerini gözlerimle. Ekmek kırıntı...
...ilm geliyor; hani her şey sarpa sarmışken ve iki kardeşin biz bittik artık dedikleri noktada, hani bir mucize olmuştu ve kurtulmuşlardı ve hani hayat yine normal neşesine geri dönmüştü. İşte o film geliyor aklıma birden. "Korkm...
...a unutmuşum. Oysa meyveli olanları çok severdim. Mutfak masasının üzerinde duran kül tablası da ağzına kadar dolmuş... Lavanta kokulu çöp poşetlerine çöpleri de koymayı unutmuşum. Bu küreselleşen dünyaya ne kadar daha dayanac...
...rüyorum. Uyuyorsun, tıpkı hayal ettiğim gibi. Odadan çıkıp bütün evi geziyorum sonra. Kimsecikler yok, herkes ölmüş. Üçümüz kalmışız şu hayatta. Sen, ben ve şu meşhur yoksulluğumuz. Birbirimize sarılıp uyumaktan başka çaremiz...
...mezsiniz. Topuklarım seslerini yankılayacak yer arıyor. Derme çatma alışveriş kulübecikleri birer mağara ağzı olmuş. Sanki dün bana kırmızı kazağı satan onlardan biri değil. Omuzlarım arkadan bir el dokunur mu huzursuzluğunda...
.... Kadın hızlıca arkasını dönüp mutfağa gitti. -Kulaklarını çekince ağladı mı, dedi çocuk. -Ağladı tabii. -İyi olmuş, bir daha dövemez beni. -Dövemez tabii. -… -Ama bence senden özür dileyene kadar bir daha onunla oynama. Hata...
...e mülkiyet kalmıştır ne yasa, çünkü bunlar için önce insana ihtiyaç vardır ve nüfusun yüzde doksan dokuzu yok olmuştur. Karakter çokluğu burada avantaj haline geliyor ve Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanında insanları...
...mden geçilememiş. Rüyalar iplere asılmış, kırmızı odalarda yıkanmış. Kurusun diye beklerken, için için çağlar olmuş. Hayal sarkıtları kalmış çağıldayan umutlardan, avucunda da yolundaki sıra sıra dikitlerde yalpalamış. Durup...
...şti. Söyleyebilir miydi bir şey, dinlerler miydi ki onu hiç? Kalabalık bir anda çoğalıp bir anda nasıl da yok olmuştu. Kendisini Hanife’yle kardeşlerinin yattığı odaya kapatmıştı. Duvardaki sırları dökülmüş aynaya takıldı gözü....