...ığında kocasını tekrar tekrar azarlasa da aslında her gün çiçekleri seyretmek için erkenden kalkar pencerenin önüne otururdu. Kocası bir süre onu yalnız bırakır sonra elinde bir bardak çayla gelirdi. Sessizce bardağı bırakır,...
“önü” sözcüğü
21 yazıda 22 geçiş bulundu.
onulmayacak, onulmaz, onuncu, onunda, onundu, onundur, onunki, onunkiler... eşleşmeleri dahil edildi.
...ller yollayıp zihnin bu verileri imgeleştirmesini sağlayarak görüntülü konuşma ya da internet ortamını gözler önüne seriyordu. İnsanlar ışıklı lensler gibi parlayan gözbebekleriyle bilinçsizce yürürlerken yonganın rehberlik e...
...ydi. Bu kadar yıl yaşaması onun güzel yaşatılmasından ötürü idi. Ben dün gece onu kaybettim. Tabutunu vicdan, onur, utanç, haysiyet, ahlak sırtladı. Nasıl vurmuşlarsa akan kan durmadı, tabuttan sızdı. Değerli arkadaşlarım vi...
...arkının sadece majör kısmını duyabilirken, minör tınılar da Mars’a ulaşır. Ve her gün yaptığı gibi, Dünya’nın önünde diz çöker, gitarını kucaklayıp serenadına başlar. Bugün de sallanıyor otobüs, Ben kollarımı bacaklarımı salmı...
...a da şükür…” -9- Babam başına gelecekleri biliyormuş meğer. Her ay olduğu gibi bir öğle vakti yine penceremin önündeki çiçeklerin toprağını değiştirirken anladım. O gün saksıları taze toprakla değiştirmek için aldığımda birinin...
...ginin içindeki duyguları saymaz. Ve bir savaşçının duyguları, önemli değildir artık. Çünkü ruh, bazen bedenin önünde siper olur yaşanan her şeye. Bazı savaşlardan kan da çıkmaz tabi. Kansız savaşlar ölülere değil, yaşayanlara...
...tan rüzgar vursa bir tını koparacak göğsüm hiç olmadığı kadar sıkışık nefes dahi almıyorum papatyalar kesiyor önümü yürüyemiyorum. sahneler sahneler sahneler neden hep aynı şeyler var perdede perdede ölü bir sineğin kanatları...
...rçeveli gözlükleriyle dikkati çabuk celbeden erkekti: - Ececim seni çok iyi anlıyorum fakat sen de biliyorsun önümüzdeki haftayla beraber son çeyreğe giriyoruz. Şu an bu dediğine nasıl fokuslanabiliriz allasen. Bak sen biraz sakin...
...esen rüzgar ve perdenin hareketinden çıkan sesin de işin içine karışmasıyla ışığı yakıp doğruldum. Pencerenin önünde, üzerinde siyah bir tül olan adamın bağırarak bir şey söylemeye çalıştığını görünce yorganın altına saklandım...
...k ve günü frengi rengine boyayıp ders çalıştıkları şehirler. Okul dönüşleri annem ve komşularının evlerimizin önüne yığdıkları eski eşyalardan anlaşılırdı, kış geliyordu. Büyük amcam Sedat, sürekli bir arkadaşından bahsederdi...