...getirdiklerinde yüzündeki sarı rengi, daha önce sarının hiçbir tonunda görmemiştim. Tir tir titriyordu. Kapı önündeki polislerden bir battaniye istedik. Hastane çalışanları “Yaz günü kaldırdık battaniyeleri,” yanıtı vermişler....
“önü” sözcüğü
21 yazıda 22 geçiş bulundu.
onulmayacak, onulmaz, onuncu, onunda, onundu, onundur, onunki, onunkiler... eşleşmeleri dahil edildi.
...dikkat kesilmişti. Sarışın, spor giyimli delikanlı üstü açık kırmızı arabayı kaldırımda bekleyen genç kadının önüne çekti. İnmeden arabanın kapısını açtı. Sarı saçlarını savuran genç kadın bahar duygusu yaratan elbisesiyle sa...
...dı, unutmuşlardı. Sanki kasabada hiç öyle biri yaşamamış gibiydi. Ne ölmüştü ne yaşamıştı Hilmi abim. Kasabın önüne gittim, pırıl pırıl bir cep telefonu bayisi olmuştu. Uzun uzun izledim vitrini, tek tip giyinmiş genç çocukla...
...er yerine. Ak düşen saçlarını şapkasıyla örttü. Dağın eteklerine doğru şöyle bir tur atma zamanıydı. Sokaklar onundu. Onundu on, on beş katlı binaları boynuna gerdanlık yapmış sokaklar. Artık kadınlar oturamasa da kapı eşikler...
...aldırdı, dışarı baktı. Altın Boynuz’un üstündeki köprü başka âlemlerin orta yerinde uzanıyordu sanki. Güneşin önünden usulcacık geçen bir tutam bulut, mavinin huzur tonunda çığlıklar atarak kanat çırpan martılar, uzakta kocaman...
...akşamdan hazırlayıp kapının önüne koyduğu bavula ilişti gözleri. İşte ayrılığın son mührü olan bavul, kapının önünde beklemedeydi. Kara… Kapkara… Her an patlayacak bomba misali. En son içine zorla sığdırılan yedek protez yüzün...
...belinden kayan, arkası damarlı taşlara oturmaktan aşınmış kırmızı kadife pantolonlarını düzeltti. Birbirinin önüne atarak sektirdiği ayaklarının ritmine uygun bir şarkı tutturarak çıktı odadan. Dönüp odadakilere baktım. Onla...
...a ikisi kadın dört elemanıyla araçtan indi; daha önce gelip sıralarını bekleyen diğer markaların personelinin önünden hızlı adımlarla geçip gittiler. O ana kadar kimsenin görmediği, kılıfındaki giysileri koşarcasına kendilerine...
...Ben kırklı yaşlarımın ortasında, o ise belli ki daha yirmili yaşlarının ortasında. Parlak saçları gözlerinin önüne düşmüş, gözleri yaşlarla dolu, dudakları incecik ve onu hep mutsuz göstermek için aşağıya doğru, burnu kırık,...
...çalıştığı anlaşılıyordu. Daha sonra çocuğun elinden tutarak sobanın hemen yanındaki sıraya oturttu ve çocuğun önünde eğilerek ayakkabılarını çıkardı. Babamı şaşkınlıkla izliyordum. O adam benim babam olamazdı. Çocuğun ayakları...