...er ve romanlar senin.” dedi adam. Kadının suskunluğunu "evet"e yordu. Duvarı enine boyuna kaplayan kitaplığın önündeydiler şimdi. Bir adam ve bir kadın… Yüzleri kitaplara dönük gözleriyle seçiyorlardı onlarca kitabı. Anlaştıkları gi...
“önün” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
onuncu, onunda, onundu, onundur, onunki, onunkiler, onunkilere, onunkileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...de kocaman bir itaat olduğunu genç kadın. Zaten öyle boyun eğecek karakterde değildi. Nişanlılık uysallığıydı onunki. Düğün güzel geçecekti aslında… Eğer kaynanası oğlunun elden gittiğini son anda anlayıp triplere girmeseydi....
...meyen alanı iyice büyüttü ve kendini oluşturduğu çukura attı. Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır or...
...meyen alanı iyice büyüttü ve kendini oluşturduğu çukura attı. Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır or...
...uyu biraz!” Biliyorum, yorgun görünüyorum; aklım hep babamda. İki günde bir diyalize gidiyor, yorgun geliyor. Önüne bir kap çorba koyacak kişi yok. Yalnız. Köpeği de istemiyor. Sabah boynum tutulmuş olarak uyandım. Yamuk yatm...
...bulsun, birileri de izlesin dursun, en azından bir yorumda bulunsun, “Ne hoştur vedalaşmak; aç bir canlının, önündeki son lokmasına el sallaması. Ne kötüdür vedalaşmak; bir silkelenip, üstündeki pireleri yere dökmek.”, moda man...
...ardı, tek tük de olsalar. Başka bir dünyanın içine düşmüştüm yine. Dar sokaklara sapa sapa bir köy kahvesinin önüne gelmiştim. Hava öyle güzeldi ki. Meşe ağaçlarının altına konulmuş tahta masalarda oturan yaşlılara elimde sel...
...n değilim. Kaybedeceğim çok şey varken korku da yavaş yavaş üzerime çöküyor. Adımlarımı düzene koyup hırkamın önünü kapattım. Güneş batmak üzere, sanki bir daha asla doğmayacakmış gibi. Bu düşünce küçük bir ürperti olarak yüz...
...ni kapatıyor ve onlarla yaşadığı anları hatırlıyordu. Sevdiklerinin seslerini yüreğinde, yüzlerini gözlerinin önünde tutarak yalnızlığıyla başa çıkıyor; ağlamadan, sızlanmadan, yetimhanede kendisine verilen görevleri itirazsız...
...an atlayarak girmiş zavallıyı ağaca bağlamışlardı. Ra tamamladı sonra olanları. İki sokak ilerideki evlerinin önüne döndüklerinde futbolcu kartlarıyla oyuna dalmış, çocuğu unutmuşlardı bile. Sıkı bir azar işitmişlerdi peşinde...