.... Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını yudumlayarak kitap okumak yaptığı en güzel rutiniydi ona göre. Ama yetişemiyordu işte. O okudukç...
“önün” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
onuncu, onunda, onundu, onundur, onunki, onunkiler, onunkilere, onunkileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...gibi “Hasta mısın?”soruları başladı. Sen yemek salonundayken gelmiş olmasın telaşıyla odana dönüp pencerenin önündeki yerini aldın. Küskün gözlerin tekrar kapıyı taramaya başladı. Keşke odam bu kadar uzakta olmasaydı diye düşün...
...Gözlerini kaçırdı. Nedenini bilmeden döndü, ta uzaklardaki denizin maviliğine sığındı. Dinginliği kulaçladı. Önünde yükselen dağları gören yüreği kanatlandı, gözlerini zirveye dikti. İçini kaplayan duyguya yabancıydı, yine de...
...cağını bilemeyen adam şantiye şefine baktı. Başıyla gitmesini işaret ediyordu. Hemen orayı terk etti. Kapının önündeki adamlar saklayamadıkları gözlerindeki korkuyla içeri girdiler, baretlerini çıkarıp kollarının altına sıkıştır...
.... Bir de hamilelik çıkmıştı ortaya. Doğru mu yalan mı olduğu belli olmayan. Oysa bebeklere bayılırdı. İlk kez onunla tanışan bebeklerin tadına doyamazdı. Onlarla çocuklaşır, onlarla neşe dolardı içi. Bazı bebekler yaygarayı ba...
...önce yeni evlenmiş oğlunun evine yalnızlıktan kurtulmak için yerleşirken, gelininin düşmüş yüzü geldi gözünün önüne. Geçen hafta “Ayarladım.” demişti oğlu, “Pazartesi tamam.” Gelininin delici bakışlarının üzerine çöken ağırlı...
...ahı olmayan huzur dolu günlerdi. Tekrardan sanki bir maktulün ölmesine saniyeler kala tüm hayatını gözlerinin önünden geçirmesi gibi ben de tüm birlikteliğimizi gözlerimin önünden umarsız bir slayt gösterisi gibi geçirdim. Tüm...
...arım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önünü göremediğin için bundan habersizsin. Yeşilin, güneşin, doğanın güzelliğine öyle dalmışsın ki, korkutucu bir k...
...kti. O söylemeden ben açmayacaktım konuyu. Bu kadar kısa zamanda sıcacık çayı nasıl bitirdiğime şaşırıyordum. Onunkiyse aynıydı. Hep aynıydı Münevver. Çok konuşur, sohbet etmeyi çok sever, çayı ister ama içmez, bazen çok sıkılır,...
...p geçtiği sokaklarından birinde Endülüs'ün. Beline kadar inen simsiyah saçları çarpmıştı yüzüme, geçerken ben önünden, daracık, olmaz olası bir sokaktan, o sokaktan. Ah Mozita, bilemezdim ki o an, o soğuk, o kasvetli havada, a...