...ilir. Yaşanmakta olan bir örnek olduğu için rahatlıkla söyleyebilirim ki başka karar mekanizmalarının sunduğu opsiyonlara kendi karar mekanizmanızı uydurmak, sizin için zararlı olacağından dolayı tüm sistemi değiştirmekte fayda var...
“öp” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
op, opak, opens, opera, operada, operalarına, operanın, operasyon... eşleşmeleri dahil edildi.
...anesine. Dorota Teyze, Stavro Amca, Kostas, Eleni ve Damat Bedros… Ziyaretin bitiminde Behzat’ı yanaklarından öpmüştü Eleni. Kulağına fısıldamıştı. Yumuşacık. “Lütfen, dostluğunu benden esirgeme.” Esirger miydi hiç? Esirgemezdi...
...ırıldı Ankara ayazında Nefesimi hissettim boğazımda Sen yoktun Sarkıyordu dallar bahçenden Tuttum bir göğsünü öptüm Ve sen kim olduğuma bakmadın bile Tuttum ikincisini de öptüm Sen eğilip bana dokunmadın bile Bahçende misafir...
...hafif çatık, söyleyecek hiçbir şeyim yoktu. Filmlerde ve romanlarda o kadar sık tekrarlatıldı ki bu bize, onu öpmemem ölüm cezası olabilirdi ve öpmedim. (bu sondaki cümleyi yazmamış olmak için kanımı akıtırdım fazlası değil, am...
...Anne babası ona hediye olarak doğum anıyla birlikte gözünün çarptığı ilk nesne olan doktor önlüğünü ve beşer öpücüğü verdi. Tariro bu öpücüklerden sekizini zor günlerinde can niyetine gizlice cebinin en sağlam yerine emanet bı...
...aşmış sırtını dikleştirmeye çalıştı. Sabahtan beri kaç kez baktığı sararmış fotoğrafı tekrar cebinden çıkarıp öptü. -Merak etme yavrum. Hepsini buraya tıkacağım, kimsenin çocuğunu boğamayacaklar. Küçülmüş mavi gözlerinden ak...
...ın' dedi elindeki tığı minderin üzerine bırakıp. Annemse henüz 32'sinde kendinden çoktan geçmiş, ona sunulanı öpüp başına koymuşluğun çaresizliğinde danteline bir dolgu daha koyuyordu. Otuz ikisini bir arada tutamadığı dişle...
...inene dek bekledik. “Erkek adamdır gelmediyse vardır elbet bildiği” dedi anam ve ellerimi avucunun içine alıp öperek ısıttı. Günlerce hasta yattıktan sonra bir haftaya çıkamadı anam. Ölürken bana her Çarşamba günü babamı istas...
..., Alman Max Skladowski'nin Bioscope'dan, Latham kardeşlerin Panoptikon'dan daha fazla üne kavuştular. Lumière operatörleri Venedik’te gondoldan ve İstanbul’da kayıktan yaptıkları çekimlerde, kameranın kaydırma hareketini keşfederler...
...Biraz daha düşmeden duyamaz mıyım? Sesinden, piyano kokulu birkaç harf. Sesinden, şiir kokulu birkaç papatya. Öpemez miyim avuçlarındaki aylayı. Benim papatyalarım öldü. Geride sadece mezarlık kaldı, Sürekli düştüğüm boş bir k...