...bildiğim kim varsa, Zamanın içinden çekip alır, Mandalina ağacının gölgesinde beklerdim. Bu bekleyiş, Yaşamın ötesinde kalmış. Yarım binaların ve Yarım insanlarındı. Az evvel bir mermi, Her elleri cebinde gezen, Tutsak gölgeleri...
“öte” sözcüğü
43 yazıda 48 geçiş bulundu.
otel, otelde, otelden, oteldeyiz, otele, oteli, otelimize, otelin... eşleşmeleri dahil edildi.
...yeter artık bu kepazelik! Beyaz saçlarının kalanlarından ensesine topuz yapmaya çalışmış geçkin yaşta tombul ötesi bir kadın, yerdeki pardösümü eline geçirmiş oramı buramı örtmeye çalışıyordu. Benimse pozisyonumu bozmaya hiç...
...tusu azaldığında gönüllerdeki çığlıklar kırbaç gibi şaklarken, karanlığın sonsuzluğu genişlerken… Birkaç adım öteden, çimenleri yatak yapmış sokak köpeğini seyretti. Yerinden kıpırdamamış ayraca dokunmadı. Sayısız kez bıraktığ...
...un kanı gibi utanç dolu aktığını şuan fark ediyorum. Zamanı bana olur olmaz hatırlatan saati, günün her saati ötebiliyordu. Saat, göstermesi gerekenden çok farklı saatleri gösteriyordu. Ama saatin her ötüşünde, bana acıyıp bütün köt...
...ayal edenler, hatta hâlâ neyi gizlediğini bilemedikleri o kolideki koltukların önünde el pençe divan durmanın ötesine geçemeyecekler bile heyecanla bekleşiyorlardı. Şirkette işler neredeyse durmuştu. Patronlar o güne özel bu du...
Üç sokak ötede bekleyip duruyordu Görünce ansızın bir uğultu sarhoşluğu Yokuş aşağı/ belki kördüğüm kaçamak Ey zamanın akranındaki o damgalı yüz Bir utanç gibi döküyor yaprağını -Bahçemdeki ağaç Sonra darmadağınık bir akşamüs...
...am. Bu felaket kötü bir şey. Düşünsenize, bir gün pembe bir gökyüzünün altında kayan yıldızları izliyorsunuz, öteki gece mesai bitimi, gecikmiş bir hâlde, iş yerinizden evinize koşarken kapkaranlık gökyüzü yarılıp üstünüze ba...
...yaşama alanını yönet, senin ve etrafındakilerin refahını sağla, güzel hislerle dolu bir hayata sahip ol ve az ötesinde de güzel bir elveda... Günümüzde yapılan tüm işler bu anlayışı prensip alıyor. Belirli meslek grupları kurulu...
Denizi hissediyordu ve ötesi yok. Kayalıkların hemen yanıbaşında bir iskemlede oturuyordu. Masa eşlik ediyordu suyun hırıltısına. Ufak bir gıcırdama. Bir martı ses verir belki. Zaman öylece geçip gider. Çayından bir yudum ald...
...acağın, yaşadıkları ülkede dört mevsim birden mevcutmuş. Başka ülkelere yolculuk da edebilirlermiş. Hepsinden öte, konuşabilirlermiş. Ama bizim gibi değil. Gözleriyle değil. Dudaklarının arasından havalanan sesler olurmuş....