...a selam olsun. Güçlü, zengin ve şanslı bir ailede dünyaya geldi Virginia. Dönemin kadınlarına kıyasla daha az ötekileştirildi belki. Yazmak ve öğrenmek konusunda daha şanslıydı. Bilgili, yazmayı ve öğretmeyi seven bir babası vardı ki e...
“öte” sözcüğü
43 yazıda 48 geçiş bulundu.
otel, otelde, otelden, oteldeyiz, otele, oteli, otelimize, otelin... eşleşmeleri dahil edildi.
...bunlar. Eser sahibinin ahlâk anlayışı sorgulanır, eser sahibi beceriksizlikle itham edilir ve olanca öfkeyle ötekileştirilir; Stravinsky’ye yapıldığı gibi. Dünyanın böyle ‘düzensiz’ bir müziğe ihtiyaç duymadığını savunuyorlardı belki...
...ayıverdi protez. Bavul merdivenin sonunda durabildi anca. Kilitler isyanı becermişlerdi işte. Yedek protez az öteye savrulmuş, olanlara bakıyordu. Ardı sıra yuvarlanarak gelmekteydi Soner. Takır'la birlikte…
...dı. İnsan büyüyünce büyüyormuş. Ben büyükannemi hiçbir zaman anlayamadım işte, bu yüzden de inanamadım, acaba öteki ihtiyarlara benziyor muydu? Bunadığı için mi böyle konuşuyordu, bilemedim. Şimdi onunla ilgili aklımda metrod...
...llerine alışkındı. Meral, buyur beklemeden doğruca mutfağa geçti. Bir ilandı gösterdi. Antalya'da bir "butik" otel, "özellikle 45-50 yaşlarında, misafir ağırlama sanatında uzman bir kadın çalışan" aradığına dair ilan vermişt...
...e kafenin Mustafa Dağlı?” “He! Doğrudur. Emmioğlu.” “Emmioğlu... Siz diyor kardeş.” “He he. Kardeş. Kardeşten ötedir aslında.” “Ben anladı. Çok güzel.” Ne anlamıştı ki. Üzerinde durmuyor. Can eriklerinin neden iki misli ışılda...
...tı gibi birbirinden ayrı meziyetlere sahip olmasının sıkıntısı var idi epeydir içimde. Yazacaklarım zihnimden öteye gidemedi ve yazamadım. Ne kanayan yaralara dokunabildim ne de o yaraya tuz bastım, sadece düşündüm. Ve düşünm...
...den aşağıya sarkıtıp kendimi karanlığa bıraksam eve kadar arkama bakmadan koşacaktım. Ama yapamıyordum. Aklım öteki penceredeydi. Teyzem kendini savaşın ortasına atmıştı. Belki de bıçakların kestiği etin sesine karışan insan...
..., mutlu olamadık ya papatyaların umuda benzer gönüllerinde ve güneşin dostluğuyla-ki o hep ısıtırdı içimizden ötedekileri. Evet, insanoğluyduk çünkü. Bazen çok şey, bazen sadece koskoca ‘hiç’lerin içinde yüzmeyi bilmeyen boğulanlar...
...azmaya çabası bile bulunmuyor sanırım. Karşılaştığınız bir tanıdığınıza "Aynı işte... Yuvarlanıp gidiyoruz"un ötesinde bir cümle kuramıyorsanız, zaten mektup atmanızı bekleyen de olmayacaktır. Mektup için gerekli koşulları oluşt...