...i kendini bırakıvermişti sıradanlığın içine; denizdeki balık, havadaki martı, kıyıdaki köpek gibi. Az ileride otlayan ineğin bıraktığı bok gibi. Geçmişten bugüne getirmeye lâyık gördüğü tek şey sandalının adıydı: Rıfkı.
“otla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
otla, otlaklarda, otlamasına, otlamaya, otlanan, otlar, otlara, otlardan... eşleşmeleri dahil edildi.
...alıyordu yoksa uğruna öldüğü zaman mı bir hedefi olmuş olurdu? Akşam olana dek sıkılmadan, usanmadan zehirli otları, patikaları, sarmaşıkları aşarak yürüdü. Gökte yıldızlar belirdiği ve güneşin battığı vakit ormanın kapkaranl...
...gösterir sevgisizliğini. Yirmi beş haneli köyün Zeliha’sı delirmeden yedi yıl öncesinde, tam da yedi yaşında, otlamaya giden koyun sürüsünün peşine takılarak köyden çıkar. Akşam olur, çobanla birlikte sürü de döner köye ancak Ze...
...kurutmuştu yeşermiş kelimeleri. Kemikleri belirginleşmiş vücudu sonbaharın avuçlarında kışı bekleyen sararmış otlar gibiydi artık. Kardelenler gibi başını kaldırma zamanı çoktan geçmişti. İnsanlar Meleğin güneşini kara çarşaf...
...varamayanlar, hayatın anlamını bir kuşun çığırtkanlığında aramalıydılar; sonu yok sandığımız bozkırların sarı otlarında aramalıydık ya yaşama gelişimizi, aramadık, ne yerde ne de gökte… Başaramadık, çünkü insanoğluyduk -aslında h...
...t ormanın derinliklerinde, sisler içinde birbirine geçmiş sık ağaçlar, onların bittiği yerde yapışık çalılar, otlar vardı. Oraya ilk ve son kez geçen güz gitmişti. Yakınlardan Ülda’ya dökülen şelalenin sesi işitilmekteydi. Kı...
...ürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar. Kışınsa duru, pırıl pırıl, taşkın bir sudur. Yazın otlardan, sazlardan suyun yüzü gözükmez. Kışınsa çarşaf gibi açılır. Bataklıklar geçildikten sonra, tekrar sürülmüş ta...
...bebeye eliyle yedirdi, baygın yatan Aşhen'e baktı, bileklerindeki kesiklere göz attı başını salladı iki yana, otlar çıkardı heybesinden ufalayarak yaralarına sardı. Aşhen uyandığında uzun adam Artin'e kaşık olarak kullandığı...
...lara. En yakın durakta bıraktım kendimi, Camlarına "Muhteşemdin yine bebeğim" yazdım rujla. Kopardığım birkaç otla saati not düştüm altına; 05:30. İçtim otu. Sonrası bayılmışım. Atarken bir kadın kendini boğazdan, Kalırken b...
...yola kuytusuz çöllerden geçtim kum döküyor elim yüzüm şimdi ivecen yanımı sürükledim bunca sene kurumuş yaban otlarını topladım alazım kendime yetiyor mevsimin kör ebesi benim şimdi çardak altı günlerin eseni yalnızlık toslamış...