...çin yozlaşmanın arttığını düşünüyor olabiliriz. Çünkü katman kaldırmaya gerek kalmadan, teknoloji birçok şeyi oturduğumuz yerden bize sergiler oldu. Sadece insan sayısının artması bile, sistemin bozulma hızını ışık hızına yaklaştır...
“oturduğu” sözcüğü
52 yazıda 63 geçiş bulundu.
oturduğu, oturduğum, oturduğumda, oturduğumu, oturduğumuz, oturduğumuza, oturduğuna, oturduğunda... eşleşmeleri dahil edildi.
.... Her gün geliyor ama aynı miktarda su veriyordu. Mezar taşlarıyla o zaman konuşmaya başladı. Saatlerce orada oturduğu, konuştuğu olmuştu. Garip olan kendi kendine konuşuyormuş gibi hissetmemesiydi. Zihni çok doluydu her zaman....
...edi” cümlesini anlayabildim sadece. Dakikalar sonra ellerindeki cipsler hala göğsüne basılı öylece hareketsiz oturduğunu fark ettim. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu ama yüzü ifadesizdi. Donuk bakışları, kahverengi, yıllanmış, kirli...
...başka yollar bulur. Dil ile yapamayan şiddetle! Şiddetle yapamayan dille! Masayı devirmek. Bardakları kırmak. Oturduğumuz yokuştan aşağı masayı yuvarlamak... İkide bir gelen garsona okkalı bir tokat atmak... Mekânı dağıtmak, yerle...
...erçek olduğunu ispatlayabilirim sana. Hem de hemen. Az sonra tünele girecek olan bir trende seyir yönüne ters oturduğu hayal et şimdi.” “Benimle dalga mı geçiyorsun sen?” “Sana ispat etmeye çalışıyorum. Cam kenarında oturuyorsun...
...ildi. Bırakın ayakta yolcuyu koltukların yarısı bile dolu değildi. Gözüme kestirdiğim cam kenarındaki koltuğa oturduğumda otobüs hareket etmişti. Sessizlik ve solunabilecek bol hava eşliğinde diğer durağa yol alıyorduk. Birkaç daki...
...… Akşama doğru bir esinti aldı ortalığı. Ağızlara burunlara kum tanecikleri kaçtı, öksürüldü. Yaşlı bir kadın oturduğu yerden bastonuyla pencereleri ve kapısıyla beraber küçük bir ev çizdi toprağın üzerine. Bir süre baktı bu eve...
...ün, rutubet ve durağanlık sinmiş eşyalarıyla beraber terk ediyorum. Kapıyı kapatırken, kapı dilinin, yuvasına oturduğunda çıkardığı tarifi imkansız metalik sesini duyunca, soluk borumda yıllardır nefes almamı engelleyen bir cismin...
...saat öteleyerek deniz feneri bekçisinin yalnızlığına sokuldu tüm sıcak duygularıyla. Çay demleniyordu adamın oturduğu koltuğun arkasında kalan mutfağa benzeyen kısımda. Bir yandan yudumladığı çaya radyodan tuttuğu şarkı ile eşl...
...aktırmadan yakınına yol aldım. Yaklaştıkça gözlerime inanamamıştım. Ne olsa beğenirsiniz. Az önce tek kişinin oturduğu bankta şimdi sıkış tepiş oturan üç kişi vardı. Adam otuzlarındaydı. Hayatın tüm yükü omuzlarında gibi bir dur...