...e sabahlara kadar bekledim Zil çok çaldı, çok vuruldu kapıya Kapının kolundaki parmak izlerin silinmesin diye Oturduğum yerden kalkmadım, kapıyı açmadım. Beklediğim geceleri güneşe küstürdüm Dinlediğim müziklerden kendime sandal...
“oturduğum” sözcüğü
18 yazıda 22 geçiş bulundu.
oturduğum, oturduğumda, oturduğumu, oturduğumuz, oturduğumuza eşleşmeleri dahil edildi.
...epsinde ben varım! Her şey çok hızlı. Hızlı ve afaki hatıralar beliriyor sağdan soldan: İlk uçak seyahatim... Oturduğum koltuğun cam kenarından gitgide küçülen dünyayı izliyorum. Evler, sokaklar, şehirler arkasında da bulutlar kü...
...toplum, oduna nasıl saygı gösterebilir ki? Gösteremez. Göstermeli… Sadece oduna değil. Mesela her gün üstünde oturduğumuz koltuklara, içinden bir şeyler içtiğimiz bardaklara, bindiğimiz atlara saygı göstermeliyiz. Birazcık saygınız...
..., sipariş ettikleri balıkları servis ediyor. Afiyet olsun sesleri arasında yemeğe koyuluyorlar. Az önce benim oturduğum yerde oturan kişiye takılıyor gözüm. Balığını yerken çok memnun gözüküyor. Elindekine bakıyorum, sonunda asıl...
...hayetinde fani olan hayatımızı bitireceğiz, gideceğiz. Hadi cesaretimizi topladık tamam ama nedir ki bu kıyı? Oturduğumuz koltuk, gittiğimiz iş, hayatımızda bulunan teknolojik cihazlar yoksa dostlar/arkadaşlar mı? Herkesin kıyısı t...
...lıma takılan hapı suyla mı? Sanırım fitil şeklindeydi- Gel dedim bir soluklanalım bir düş için bile fazla bu. Oturduğumuz pastanede bir arkadaşa rastladık, ortak dostumuzdu. Orhan abi dedim pek dalgınsın bir Veli tavrı var sende. “...
...n delikanlı abisi yaşlanmış ve evinden çıkamayan orta yaşlı hasta bir adama dönüşmüştü sanki. Artık o koltuğa oturduğumda kendimi güvende hissetmek şöyle dursun koltuğun gıcırdayan ayakları çaresizliğimi yüzüme vurmaya başlamıştı....
André Derain: Woman in a Chemise Tırnak etlerimi koparmamak için oturduğum, öne ve arkaya doğru sallanan sandalye artık yok. Geçen cumartesi perdeleri asarken yolun başında bir hurdacı gördüm ve o paspal halime aldırış etmeden in...
...ış, adım atılabilecek her yer buz tutmuş gibi. Yere düşüp, kafamı bir yerlere vuracağımı ya da dinlenmek için oturduğum bir köşede, donarak ölebileceğimi düşünüyorken; sağımdaki apartmanın giriş merdivenlerinde sızmış bir şarapçı...