...planını yapıyordu. Okula doğru yönünü çevirdi. Son kez baktığını bilmeden. Annesi, babası ve kardeşi bahçede oturmuş günün haberlerini izliyordu. Okulda da birkaç kez duyduğu iç savaş, patlayan bomba, çatışma sözcüklerini artı...
“oturmuş” sözcüğü
50 yazıda 52 geçiş bulundu.
oturmuş, oturmuşken, oturmuşlar, oturmuşlardı, oturmuştu, oturmuştuk, oturmuştum eşleşmeleri dahil edildi.
...ısın demedi. Tamirat işlerinden az buçuk anlıyordum. Çarpılmaktan korkmuyordum. Denedim de. Ama bu lamba fena oturmuştu yerine. Onu büyük ihtimalle kırıp dağıtmam gerekecekti. Hem bunu sök parçala hem git yerine geniş duylusunu a...
...kendimce.’’ Üçü birden gülmeye başladılar. Deniz, oturan adamın güldüğünü görünce sevindi. Kaldırıma ukdeyle oturmuş bir insanı güldürmenin zor olduğunu bilirdi. Bu sebeple kendisiyle hafiften gurur da duydu. Oturan adam ayağa...
...sen de git daha fazla heba etme, dumanlı eyleme durumları. Özür dilerim senden de. Çünkü benim suçum. Burada oturmuş senin eksikliklerini arayarak çaresizliğimi örtbas etmeye çalışıyorum. Dinliyor musun emin değilim lakin duya...
...Sabah, ikimiz de iş yerlerimize telefon edip mazeret izni aldık. Oturma odasına gittiğimizde Seçil'i kanepede oturmuş duvara boş boş bakarken bulduk. Biz içeri girince kafasını bile çevirmedi. Biz de günaydın demedik. Karşısına...
...rdı. "Bir elinde cımbız / bir elinde ayna / umurunda mı dünya" Işığı yanan evin kapısının önündeki yüksekliğe oturmuş, kafasını iki elinin arasına almış, cesaretini toplamaya çalışıyordu. Ya zile basacaktı ya da o kapı açılacak...
...geçti aklından. Bu mutluluğu sunan yakınlardaydı muhakkak. Başını kaldırdı. Orta kapının arkasındaki koltukta oturmuş dalgalı sarı saçı beyaz kolsuz elbisesine dokunan kadın olmalıydı Havva’dan beri elden ele taşınan emaneti rü...
...Yoruldum, niye girdim bu caddeye sanki. Niye ilerlemez bu trafik. Bir grup liseli kız kaldırımdaki banklarda oturmuşlar, heyecanlı heyecanlı bir şeyler konuşuyor, bir yandan da çığlık çığlığa kahkaha atıyorlar. Kapalı camdan içer...
...nazaran daha düzensizdi. Karakteri sakin, cana yakın ve esrarengizdi. Yuvarlak beyaz yüzü ve tıknaz bedenine oturmuş dar giysileri ona kontrolsüz hareketler sunuyordu. Douglas Fairbanks, bir Broadway oyuncusuydu. Sinemaya 1915...
...ı sıcak gecesinde. El ele bir çift geçiyor oturduğum bankın önünden. Kız, soluk benizli, yüzüne bir gülümseme oturmuş ama öyle bir gülümseme ki elinden tuttuğu kara kaşlı, kara gözlü oğlanı alevlerin içine davet ediyor. Gülümse...