...gibiydi her şey. Sesli, renkli, alışılmışın dışında bir tablo gibi… Bulabildiğimiz en sık dallı ağacın altına oturmuştuk. Yanımızda ninemin yaptığı yufka ekmeği, haşlanmış patates, elma, köy peyniri ve biraz da domates vardı. Yağm...
“oturmuştu” sözcüğü
12 yazıda 13 geçiş bulundu.
oturmuştu, oturmuştuk, oturmuştum eşleşmeleri dahil edildi.
...n yanına ulaşması uzadıkça yüreğimin çarpıntısı artıyordu. Arkadaşının yanına vardığında rahatladım. İkisi de oturmuştu. Cemal hazırız işaretini verdiğinde bomu yavaş yavaş hedefe doğru çevirmeye başladım. Çok geçmeden hedef ulaş...
...op gibi evin orta yerine düşmüş, yangın büyümüş de büyümüştü. İlk birkaç saat vücudu uyuşmuş bir hâlde öylece oturmuştu mutfak sandalyesinde. Tutulan beli, ağrıyan başıyla ahretliği Necla’ya zor atmıştı kendini. Hiç konuşmadan an...
...her fotoğrafta. Saim eve kapandı. Her şeye katlanırdı ama annesinin paçavra gibi kapının önüne konması içine oturmuştu. “Ne cesaretle geldin?” denmişti. “Alt tarafı yazlık sineması olan biri oğlun. Bir kızımıza bak, bir de ona....
...saçlı kadın ona doğru geliyordu. Yeşil gözleri uzaktan bile seçiliyordu kadının. İzin isteyerek tam karşısına oturmuştu Özgü’nün. “Evet, sensin. Buldum seni.” demişti gözlerinin içine bakarak. “Biliyorum, hatırlaman zor, belki de...
...,” sözleriyle rahatladı. O akşam yediklerini saymak zaten imkansızdı. Dünya, gerçekten mutfak olarak midesine oturmuştu. Hani o öve öve bitiremediği kamaralarına girer girmez yatağa iki seksen kendini atan Metin’den ertesi sabah...
...bi. Yıllanmış giysilerini zarafetle taşıyan o kadın, tüm yolculuk boyunca başlı başına anıtsal bir abide gibi oturmuştu karşında. Hatırla, işte o zaman, duygularından çok emin olarak o kadınla tanıştığınızı düşünmüştün. Sadece ka...
...un gözü önünde kanlar içerisinde can çekişmiş ve o görüntüleri gören herkes bir kez daha ayağa kalkmış, sonra oturmuştu. Süreç tekrar ediyordu kendini; kalk, otur, kalk, otur… Münevver Karabulut’la ayağa kalkan toplum oturuyor Öz...
...ısın demedi. Tamirat işlerinden az buçuk anlıyordum. Çarpılmaktan korkmuyordum. Denedim de. Ama bu lamba fena oturmuştu yerine. Onu büyük ihtimalle kırıp dağıtmam gerekecekti. Hem bunu sök parçala hem git yerine geniş duylusunu a...
...a sigara yasağının olmadığı yıllardı. Bıyıklarım dahi sararmıştı sigaradan. O mucizevi sesini duyduğum masaya oturmuştu. Kulağıma üç defa fısıldanan ismimden sonra beni bu denli etkileyen başka bir ses olmamıştı. Özlem'i anıyorum...