...n orta yaşlı bir erkek, “Görmüyor musunuz oğlunuzun hâlini? Sizde vicdan denen şey yok mu?” sözleriyle yerine otururken onun elinden mikrofonu kapan başka bir kadının tiz bir sesle “Gel de köpekler de doğuruyor deme şimdi. Sen na...
“oturur” sözcüğü
15 yazıda 16 geçiş bulundu.
oturur, otururdu, otururduk, otururdum, otururdun, otururken, otururlar, otururlardı... eşleşmeleri dahil edildi.
...Takır hüzünle ona bakıyordu. - Benim için neler yapacağını şaşırmıştın anam. Ben saksı gibi pencere kenarında otururken sokakta oynayan bütün çocukları kek, börek yapıp her gün eve çağırmanı nasıl unuturum. İkimiz de biliyorduk;...
...Tabii ki” dedi, “istediğin kadar al”. Sonraki günlerde İremlere gidiyorum diye sık sık gamzeli amcaya gittim. Oturur sohbet ederdik. Okulda yaptıklarımı anlatırdım ona. Genelde ben konuşurdum, o dinlerdi. Kıvırcık derdi bana,...
...titredi. Geçmişte yaşamayı pek sevmem bilirsin; içim kararır, mideme kramplar girer, göğsüme kocaman bir taş oturur. Sanıyorum dün Serdar’la yaşadıklarımın ardından babamı özledim. Sen, Serdar’ı tanımıyorsun. Gelince tanışırs...
...di. Havanın kararması ile başlayan muhabbet o kadar derin ve duygulu olurdu ki çoğu zaman sabah ezanına kadar otururlardı… Ama bu hepsinden daha başkaydı! Artık emekli oluyor ve ömrünün geri kalanını geçirmek üzere Kuşadası’na taşı...
...n sabahında, gencecik bir kız intihar etti yazacaklar sadece. Anılar, ah o anılar... Bazen kuyruğunu kıstırıp otururlar, gelmezler aklına, gülümsediğin zamanlar. Fakat o acılar bir an bile silinir mi aklından? Kendi evimde, öz am...
...e sözleştik. Çok ayrıntı konuşmadık saat ve yer belirlemekten öte gitmedi konuşma. Yol üstü bir kafe buluruz, otururuz dedik en son. Hissettiğim şey nasıl hâlâ bu kadar canlı olabiliyordu hayret vallahi. Acı çekmek içinse çok ge...
...yeşil mercimek çorbasını eksik etmezdi. Okuldan gelince elimi yüzümü yıkar köşe taşı gibi salondaki kanepeye otururdum. Neriman Teyze çocuk özlemini bende giderir, sanki bebekmişim gibi yemeğimi kendi elleriyle yedirir, sonra da...
...lısı birkaç tip, yiyişecek dört duvarları olmayan ucuz sevgililer... Kasımın sonlarıydı ama hava ılıktı. Evde otururken dışarısı soğuk, karanlık ve ürkütücü görünüyordu. Oysa hiç de öyle değildi. Rıhtım boyunca yürüdüm, iki kırmı...
...uş meğer soğuk çivilerin üzerine. Hasret, bir çivi gibi batıyormuş insanın her yanına, artıyormuş sancın. Gam otururmuş meğer içine, kalkmazmış. Dalgınlığa denk geldi oysa, onunla kurduğum düşler. İnsanlara aldırmadan, hıçkırarak...