...oğru “tövbe estağfurullah” derdi. Mutlu veya ayrıcalıklı olmak onu utandırırdı. Dükkânının iki arka sokağında oturuyordu. Yalnız başına yaşıyordu, bildiğim kadarıyla hiç evlenmemişti. Bunun konusu da edilmezdi. Diğer esnaflar gibi...
“oturuyordu” sözcüğü
32 yazıda 39 geçiş bulundu.
oturuyordu, oturuyordum, oturuyordun eşleşmeleri dahil edildi.
...çeği olabilir miydi Asuman ya da kozasından çıkamayan kelebeği? Asuman, saksısının dışında ama tam da yanında oturuyordu. Yürüyemiyordu ama ilk saksıdan çıkışı değildi bu. 5 yıl önce babaannesini uğurlarken de çıkmıştı saksıdan. Y...
O caddenin en işlek kafelerinden birinde, kapıya en yakın masada oturuyordu adam. Siparişi yoktu daha. Ellerini masada birleştirmiş; gergin bacaklarını, sallayarak rahatlatmaya çalışıyor ve aynı zamanda etrafa kaçamak bakışlar atı...
...nlarını zindana çevirmeye yetiyordu. Restoranın camla ayrılmış yola bakan masalarından en sağdakinde iki kişi oturuyordu; Serap ve Tayfun. Yağmurun dinmesini bekliyorlardı. Serap’ın giyim kuşamındaki, makyajındaki özen hemen fark...
...günün pazar olduğu belliydi. Sadece pazar sabahları klasik müziğin çalındığı bir lokantanın hemen üst katında oturuyordu ve kulaklarına gelen melodiler sevgili Frederic Chopin’in bundan tam 200 sene önce yazdığı sonatından başka b...
...yerinden fırlayacak gibi çarpıyordu. Kapıyı açtı. Kâmil Bey kıpırdamadan, başı öne düşmüş her zamanki yerinde oturuyordu. *** Kâmil Bey’in çocukları Handan ve Kemal akşama kalmadan gelmişti. Tüm hazırlıklar hızla yapıldı. Ertesi g...
.... Onsuz da değerli ve bana ihtiyaç duyan bir ailem vardı hem de. Sevginin de bir miras olduğu gerçeği zamanla oturuyordu yerine. Bunu fark ettiğim gün baba olmuştum ben. Ellerim, uzanacakları yeri kendi gayretleriyle bulmuştu. Her...
...diğim cevabı vermek yerine ikisi de birbirine bakıp gülmekle yetindi sadece. Yeni gelen genç kadın da yanımda oturuyordu şimdi. "Yanlış olan bir şey yok tatlım. Adın neydi bu arada?" Bir yandan da kahvesini içen kadın söylediği he...
...n şapkasının gölgelediği yüzünde çorak topraklar gibi çatlaklar oluşmuş yetmiş yaşlarında bir adam iki büklüm oturuyordu. Telaşsızlığına bakılırsa kalkıştan yarım saat önce yerini çoktan aldığı belliydi. Ayaklarının altındaki laci...
...ştir diye düşündüm. Fakat çok geçmeden yanıldığımı anladım. Deniz kıyısında ayrılan masada beş altı arkadaşım oturuyordu. Kucaklaşmalar hararetliydi. Hâl hatır sorarken diğerleri de geldi. Bizler hasret giderirken masa envaiçeşit...