...yıldızlar gökyüzüne tırmanmış, karanlığı eğlendiriyorlar. Bir yanıp bir sönüyor, bazen kayıp bir umut oluyor, oyunlar oynuyorlar. Gecenin altında, yirmilerinde bir kadın. Eline aldığı siyah topuklu ayakkabılarıyla yürüyor. Çıpl...
“oyu” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
oyu, oyuk, oyuklarla, oyuklarımdan, oyuklarını, oyuktan, oyulacağını, oyularak... eşleşmeleri dahil edildi.
...e doğru zıplamam. Hiç vakit kaybetmeden o da benim gölgeme sıçradı. Sanki hep yaptığımız bir şeymiş gibi. Bir oyun tutturduk ki evlere şenlik. Ortalığın tozunu attırdık. Yorulup yere attım kendimi, sırtüstü. Köpek yüzümü yal...
...ece adı tekil İçinde binlerce öpücük biriktirir. Gözlerine yaklaşmak deniz kıyısında Ve taş sektirmek zamanın oyununda. Tüm zamirleri ve sıfatları yok etmek gerekir Sana seslenmek için sana koşmak gerekir. Bir ormanın sonunda De...
...esteğini alabileceğini tahmin edememek... Ürkütür. Bu bir çeşit kumardır. Cesareti olanların girebileceği bir oyun. Kazanmak da var, kaybetmek de... Ama mesafelerden çekinip bu yola girmemek baştan kaybetmektir. Eğer umudun...
...ni, bu bok çukurundan emi?” “Tamam,” derdim. “Kocaman olduğumda götürücem seni buralardan. Sana lokum alıcam, oyuncak alıcam. Işıklı ayakkabı da alırım. Belki vapura da bindiririm seni.” Saçlarımı öperken etsiz parmaklarıyla gö...
...anıdık bir ses yankılanıyor kafamın içinde: ''Boşuna uğraşma, ne su sesi var ne de suyun kendisi. Zihnin sana oyun oynuyor, toplamaya çalışma, ona ihtiyacın yok.'' Dudaklarım kıpırdamıyor ama cevap veriyorum:'' Çok yoruldum,...
...yza Özel Böyle Biline - Ferhat Nehir Günden Güne Çoğalan - Y. Canberk Tan DEMLİK Ahtapot Sancısı - Yunus Karakoyun Alice'e Mektuplar - Yusuf Doğan Bir Ev İçin - Tayfun Ak Bir Mahkumun Son Çığlığı - Ümran Bulut Bu Gece - Ali...
...ne, birdenbire Sabır çektik yıllarca, tespihlerimiz uçsuz bucaksız Ve bir hayat kurduk, Dünden bugüne çoğalan Oyunsuz, tuzaksız. Beş yıl sonrayı düşündük, iki göz oda Şimdi beş ay sonrasındayızdır İkimizin. Patika bir yol vardı...
...u olmak yetmez, saatler ilerledikçe… Mide bulantısına benzer bir hüzün tutar beni Bu tek ve çift katlı sürgün oyuncaklarına binince… Çünkü kocaman camlarını Mola yerlerinde yaşıtlarım temizledi; Ellerinde uzun bir fırça, ayaklarında...
...ilirken benimle ilgilenme işi anneme düşmüştü. O öğrencileri hiç sevmezdim, belki de kıskanırdım. Çeşit çeşit oyuncaklarım, birbirinden güzel elbiselerim, rengârenk boyama kalemlerim vardı ama o lastik ayakkabılı, yırtık yakalı çocu...