...ı günlerden biridir işte! (Alkışlar, kızılca kıyamet, mutluluk sesleri…) Hepinizi şimdiden kutlarım, bu hayat oyununda bizim gibi oyunculara rakip olmak yerine, bize hizmet etmeyi seçtiğiniz için. Nice kavim bundan helak olmadı...
“oyun” sözcüğü
107 yazıda 196 geçiş bulundu.
oyun, oyuna, oyunbozanlık, oyunbozanlığı, oyuncak, oyuncakla, oyuncaklar, oyuncaklara... eşleşmeleri dahil edildi.
...zün toprak yollarında, Yorulur dinlenirdik bir incir ağacının altında, Biz çocukken saftık, temizdi yürekler, Oyunlar kurmaktı yaşamak, Masumca gülümserdik yarınlara, Göğe değerdi uçurtmalarımız takılmadan acımasız bulutlara, S...
.... Birkaç saatliğine bütün düşüncelerimiz, acılarımız, yorgunluğumuz, bir balona sığmış, gökyüzüne salınmıştı. Oyunumuz işe yaramış, saatler sonra elimizdekilerin hepsini satmıştık. Ufaklığın yüzü yeni yıkanmış bir çiçek gibi ayd...
...alanmış. Sanki avuçlarının arasından kayan şeyler eldiveni parçalayıp deriyi yüzmüş. Çocukluğumda halat çekme oyunu oynardık. Bir keresinde ellerim bu hâle gelmişti. (Başını sağa sola salladı.) Üstelik sağ avucundaki şu derin...
...n silah bulup kafasına dayadığında henüz yirmi dokuz yaşındaydı. Aklına ilk, küçükken arkadaşlarıyla oynadığı oyunlar gelmişti. Ve sekiz yıllık bir aradan sonra tekrar aynı şeyleri yapacak olan biri için gerçekten çaresizdi çün...
...Ve dürüstlüğüne güveniyorum şu an.” En son ne yenirse, ağızda onun tadı kalır. Zamanlaması kötüdür zeytinin: Oyunun sonunda neler olabileceğini önceden kestirebiliyordu kadın. Ama artık bu oyuna da bir son vermesi gerekmiyor...
...lık, sorabilirsin şimdi sorunu: “Neden?” “Cevap veriyorum” diyor Bahar. Uzun süre konuşmadıktan sonra bozuyor oyunumuzu, pes diyor. “Bize hep sevmeyi öğrettiler. Sevdiğine laf söyletmemeyi, onu korumayı, gözetmeyi ve o hiç üzülme...
Bir ışık oyunu dünya, Kimi rengârenk kristallerin arasında, Kimi yeşil, kimi mavi, kimi kırmızı, fuşya... Çoğu salt çamur, kahverengi aslında! Renklidir anlık, üzerine ışık yansıdığında, Döner rengi özüne, gün geceye varınca...
...ları Hikmet, Merve ve Gazal ne olduğunu bilmeden, babalarının, insanların sırtında mezarlığa götürülüşünü bir oyun gibi izlediler. Bilselerdi gerçeği, bu korkunç dünyadaki bütün oyunlardan nefret ederlerdi… Meryem… O kara gü...
...aşk. Sonsuz öfkeye ramak kala, kutlanıldı paganların şöleniyle yalnızlık. Umurunda olmayanlar, bitap düştü bu oyunda. Gemiler, çelimsiz vücut, gezgin kış, tanrılara öfkeyle bağırdı. Bu muydu insanı alıkoyan kendinden! Bir şehr...