...da paraya olur. Şekillendirir, kendince bir düzen oluşturur ve o düzene de insanları dâhil eder. Ütülenmemiş pantolonla işyerine giden bir bankacı düşünün. Paranın kültüründe güzel bir dış görünüş vardır. Para kendisini dış görün...
“pantolonla” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
pantolonla, pantolonlar, pantolonlara, pantolonları, pantolonlarımızı, pantolonların, pantolonlarına, pantolonlarından... eşleşmeleri dahil edildi.
...a yetmişti. Sekiz adam içeri girdi. İkisinin gözlerinden uyku akıyordu Üzerlerinde mesai elbiseleri. Lacivert pantolonlarının altında siyah botları. Lacivert montlardaki turuncu şeritler tekdüzeliği bozuyordu. Giysilerin renkleri solmu...
...attığı elleri sıkıca kavradı. Kıyıya çıktı. Kucaklaştılar. Banka çevrilmiş beton korkuluğa oturdu üç arkadaş. Pantolonların yanındaki poşeti aldı şişman çocuk. Çıkardığı simitleri iştahla yemeye koyuldular. Çok geçmeden, koşturan ins...
...e kadar güzeldir bir bilseniz. Bazen keşke Mustafa’nın kardeşi olsam derim kendi kendime. O’nun elini tutsam, pantolonlarımızı dizlerimize kadar çeksek, dereciğin, homurtulu, şıkırtılı, fısıltılı ve bazen de ıslık çalar gibi akan suları...
...ru anahtarla, doğru kapıyı açıyorum. Sarhoşum. Ayağımda postallar, üzerimde deri mont ve altımda siyah kadife pantolonla kendimi yatağıma bırakıyorum. Ne kulağımdaki çengelli iğneler, ne de darmadağınık uzun saçlarım rahatsız ediy...
...ise töreye köle, başka bir amcasına karı oluverdi çarçabuk. Tertemiz bir ev… Çamaşırlar yıkanmış, gömlekler, pantolonlar ütülenmişti. Ocağın üstündeki tencerede akşam yemeği de hazırdı. Açıkta kalan turşunun eve yayılan kokusu uza...
...yok olmuş fırfırlarını, debelenirken belinden kayan, arkası damarlı taşlara oturmaktan aşınmış kırmızı kadife pantolonlarını düzeltti. Birbirinin önüne atarak sektirdiği ayaklarının ritmine uygun bir şarkı tutturarak çıktı odadan. Dön...
...tı. Baran bir tutam döktü avucuna. İkisinin de ağzı, elleri boya içindeydi şimdi. Üzerine oturdukları taştan, pantolonlarına yayılan ıslaklık büyüyordu. Baran hapşırdı. Ablası tencereyi karıştırırken, "Vallaha haklıymışsın, eken iyi o...
.... Hâlâ buğday eliyordu. Dizlerini kırıp toprağa oturdu. Çökmüş omuzlarının arasına düşen kafası onu kirlenmiş pantolonlarından alıp yoksulluğunun içine fırlatıverdi. Kadın kocaman elleriyle sıkı sıkıya tuttuğu eleği yere bırakıp kamburl...
...yaşadığını anlamak Bütün çabaladığı Bundan ibaret. Araba tekerlerine Ne biliyim işte Ayakkabı altlarına Veya pantolonlara Umarsızca yapışan Sakızlar gibi Daha da kötüsü Onlardan farksız. Bir adam düşün; Sadece yaşamak Ve yaşadığını...