.... Arabam haddinden fazla büyüktü belki de. Neden böyle büyük bir araba almıştım hiç bilmiyorum. Madem o kadar para veriyorum büyük olsun, heybetli olsun mantığı olabilirdi bu. Sinirlenmiştim, yandaki arabalara ve otoparkçıya...
“para” sözcüğü
146 yazıda 237 geçiş bulundu.
para, paradan, paradigma, paradigmalarından, paradigmaya, paradise, paradoks, paradoksal... eşleşmeleri dahil edildi.
...dar henüz bu kadarına cesaret edemesem de. Şimdi bir elimde valiz, anılarım ayraç olup kitabımın sayfalarında paragraflara bürünüyor. Gözümden akıtacağım iki damla hangi harfin hangi cümlenin noktası olacak kim bilir? Oysa çok sonra...
...etmek için. Mesafeleri parçalayıp seni içinden alamıyorum, alıp etten kemikten seni saklayamıyorum ama zamanı paramparça ettim. Geçmişin güneşi altındaki tüm gölgelerimizi topladım. Her yer seninle öylesine dolu ki tek bir anın da...
...iğinde vaha halkı onu hediyelerle uğurluyor. Bir çuval dolusu meyve, bir at, bir deve ve belki de en önemlisi paraya ihtiyacı olursa diye simyanın sırrını veriyorlar. Fakat o bütün hediyeleri geri çeviriyor çünkü eğer kendini...
...n ödün vermeyen bir anlatıyla ele alıyor. Üç farklı karakter üzerinden oluşturduğu hikaye örgüsünü müthiş bir paralel kurguyla (hava, deniz ve kara), üç eşit parçaya bölerek anlatmayı seçen Nolan, kurgu içerisinde zaman algısıy...
...üğümde hatta yeni yıl ve yeni acılar kovalarken bile, hemen en sevdiğimi, sevdiklerimi ya da bir çanta dolusu parayı alıp Meksika sınırına doğru koşmak... Sonrası mutluluk, bolluk, aşk ve refah… Ama bu sadece filmlerde oluyor....
...vardı. Evden iki sokak ötedeki tuvaleti beklerdik gece yarılarına kadar. Babaannem öğle saatlerinde peçeteyle para tasını yana çeker, yarım ekmekle biraz katık çıkarıp masanın üstüne yayardı. Bazen yağ bazen zeytin bazen de...
...r köşe bucak, vur kafayı yat uyu... Güneş çekildi miydi de, soluk almaya gidilir dapdar bir sokağa, o sokağa; Param yok! "Olsun, ben bakireyim zaten." Üç yıl, üç ay, üç gün, üç saat, üç dakika, kim bilir, belki de sadece üç s...
...adar. Temizliğe gidermiş. Belki de beni potansiyel bir müşteri gibi görüyordur diye düşündüm. Temizliğe gidip para kazanan bir kadına göre fazla süslü ve pahalı kıyafetler giyiyordu. Belki de özel günlerde giydiği tek kıyafe...
Firdevs pencere dibindeki somyanın ucuna eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara...