...bir dolap hayal etmemişti. Kapağı açtığında samimi kokulu iri elmalar, derin bir kaba konulan güneş ışığında parlayan çiçek balı, ince dilimlenmiş kaşar peyniri, üstünde küf olmayan süzme beyaz peynir, güneş gibi parlayan köy t...
“parlayan” sözcüğü
26 yazıda 33 geçiş bulundu.
...nra etini sarıp sarmalayan bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi açılıyordu önünde geçmişin ayna...
...dim ama nedense beni sevmeyi becerememişti ya da sevmemişti… Güzeldim, sevimliydim. Bembeyaz. Yeşim taşı gibi parlayan gözlerim de onu baştan çıkaramadı galiba. Kafamı bu konuda çok yorduktan sonra onun sevmeyi bilmediğine karar...
...ndirmiyoruz bu yüklerimizi, kim bilir. En önde ilerleyen, yalpalaması hiç bitmeyen, yer yer ak saçlı, güneşte parlayan bir baş, kirli bir ense, gömleğinin sırtında hiç kurumayan ter izli bir adam, dedemdi. Belki de grubumuzun en...
...çları papatya kokacak mıdır? Tanıdıklarının aksine; Cansu bilmek değil, inanmak istiyor. Geceleri karşı köyde parlayan, titreyen ışıkları izlemeye ve yarına... Bir gün o günün geleceğine inanmak istiyor. Sis buraları basmadan, d...
...ecek kadar büyüdüğünde ise ortaokula yeni başlamıştı. Eğitim-öğretim yılının güz döneminde dik yokuşta buzdan parlayan yansımasını gördüğünde bu sefer kaşlarını çatıp çıkartıyordu silahını. Tüm vücudunu içine alacak kadar büyük...
...in. Annesi çocuğa sesleniyordu herhalde. Çünkü musluğu kapattığı gibi eve koşuşturmaya başladı. Kadın güneşte parlayan maydanozlara bakmaya devam etti. Üzerine umursamazlık çökmüştü. Hafiflemişti. Kendini bu dünyanın çok dışında...
.... Dışarıdan bakıldığında insana benzeyen makineler üretilmişti. Sara da bu makinelerden biriydi. Mavi metalik parlayan gözleri, dışarıyı izlerken, pencerenin camından kendi yansımasına odaklandı. Arkadaşı kabloları çıkarmayı bit...
...bu uzak ağacımız Sonra yedi milyar kez yabancı, Sonra kaburga kemiğinden bir sancı. Onlar kaçar, Sesini kısar parlayan acının. Onlar taşımaz soğuk günahın yükünü. Ama sen ve ben Sen ve ben kalırız masada yalnız; Tutunuruz yeşile...
...şamak anıların Kim daha İstanbulludur O gemilerden 1841’de bir çocuktu Züleyha Şimdi “kara gözleri güneş gibi parlayan” Bir genç kız olmuştur At biçimli su testisi elinde hala Kulaklarının yerine iki minik kuş konmuştur Bir nede...