...İstanbul'a bütün haşmetiyle doğuverdi, insanlar gülümser gibi oldular o sabah, hamd ettiler göklere, nevbahar peçesini çıkarıp yüzünü gösterdi diye. Hıdır insanların ender olarak gülümsediği İstanbul'a güneşin doğuverdiği o saba...
“peçe” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
peçe, peçesini, peçete, peçetelerde, peçeteleri, peçeteleriyle, peçetelikler, peçetesini... eşleşmeleri dahil edildi.
...kez sınıftaki çocuklarda görmüştü. Kakaoyu da. Sıra arkadaşı Nesrin, narin elleriyle etrafı kırmızı dantelli peçetesini sıraya yayardı. Öğretmen ışıl ışıl parlayan bardağa sütü koyduktan sonra, Nesrin edalı edalı birkaç kaşık kak...
...z daha baktı, ekmek koymamıştı. Ayakkabılarını giymeden ekmek sepetine ekmek koyup masaya getirdi, üstüne bir peçete örttü. Üç yoğurt kâsesini bir araya getirip, onların üzerine de bir peçete örttü. Eksik bir şey yoktu. Meral'...
...um haline geldiği zamanlar. Ofiste, kahverengi deri koltukta oturan kadın an itibariyle ağlamıyordu, önündeki peçete kutusuna rağmen. Ama eski ve grileşmiş bir anıdan gelen kendi ağlama seslerini duyuyordu. Hıçkıra hıçkıra ağl...
...tlenmeyi bünyesinde barındırmaktadır. İlk kahvehanelerin 1553-1554 yıllarında açıldığı bilinmektedir. Tarihçi Peçevi ilk kahvehanenin 1554 yılında açıldığını belirtmekte ve şöyle anlatmaktadır: “Dokuz yüz altmış iki (1554) tar...
...fa kaçamak bakışlar atıyordu. Öğlen saatinin sıcaklığı nedeniyle alnında biriken ter damlalarını buruşturduğu peçetesiyle yumuşak ama seri bir hareketle sildi. Masaya bırakmamak için cebine koyarak sakladı. Kafenin kapısı her açıld...
...geçti. Gülsüm’ün şaşkın bakışlarını salonda bırakırken kapıyı kilitledi. Gülsüm’ün şaşkınlığı fazla sürmedi. Peçeteye sarılmış plastik kaşık ve çatalı yemeklerin yanına bıraktı. Soğuk sevmediğinden çorbayı hızla kaşıkladı. Poşe...
...nda tamirata elim yatkındır, dedim. Birkaç dakika daha geçti böylelikle. Boncuk boncuk terlemişti. Gittim bir peçete getirdim; terini silmesi için uzattım. - Yok abi istemez, diyerek kestirip attı. Terlemeyi pek kabullenemedi...
Salona girdiğimde konuşmaları aniden kesildi. Çay kaşıklarının şıngırtısı dışında çatal, bıçak hatta peçete sesleri bile duyuldu uzun zaman. Tutamadım kendimi artık. "Geldiğinizde bıcır bıcırdınız; ne oldu kızlar, ne bu hâlini...
...bozmadan gezinir havuzun etrafında. Soda şişeleri, biberonlar, kirlenmiş havlular, güneş kremleri, küllükler, peçetelikler... Kıyıdakilerden kimse bakmaz arkalarında dimdik dolaşan bu gururlu kadına. Yerden ezilmiş kola kutularını a...