..., beni yiyip bitiren, seçim şansımın olmadığı bir şey için beni suçlayabilir misin kardeşim? Elim mavi yerine pembeye gittiği için, futbol maçlarında küfürler savurmak yerine romantizm filmlerinde ağladığım için, kadınlar yer...
“pembe” sözcüğü
43 yazıda 58 geçiş bulundu.
pembe, pembeden, pembeleşecek, pembeleşmiş, pembeleşmişti, pembeleştiğini, pembeli, pembelik... eşleşmeleri dahil edildi.
...eri lunapark’ın olduğu parktı. Etrafına bakındı. Çünkü Zeynep yanında değildi. Birkaç metre ilerde gördü onu. Pembe bir elbisesi vardı. Ayağındaki beyaz Converse ayakkabıları ile yavaş adımlarla ilerliyordu. Boynundaki mavi ç...
...erinin tesirinde kalmış hayalperest bir üniversitelinin nasıl büyüdüğünün hikâyesi deyin sadece. Çünkü aşk da pembe duvarlı, pembe halılı odalarından çıkıp, gerçek hayata tanık olmaya başlayan kızların farkına varmalarının se...
...beynine kazımaya çalıştığı öğütler, irkilmiş kuşlar gibi bir anda kanatlanıp uçtu gitti. Bozkırlar gibi sarı, pembe beyaz tenli iri yarı olmayan lakin güçlü kuvvetli bir genç adam olan Artin, Fehime'nin kendisine gülümseyişin...
...yım" dedi içinden, kendisine olan kızgınlığını törpüledi. Genç hemşirenin tırnakları ojeli, kulakları küpeli, pembeli morlu kıyafetler içindeki Nuri'yi niteler bakışlarına, "uzatma" bakışıyla karşılık verdi. Hemşire, Hıdır'ın,...
Elimde, pembe begonviller önünde, bana gülerken çektiğim fotoğrafın. Başında beyaz papatyalardan ördüğüm taç, üzerinde şile bezinden, beyaz, askılı elbisen. Göğsünde tığ işi pembe danteller olan hani... Koyacak yer bulamayıp...
...yık keser her yer. Akşam Sefası, Borazan Çiçeği, Frezya, Hatmi Çiçeği, Küpeli, Kadife Çiçeği, Lale, Gelincik, Pembe Trompet Çiçeği, Horoz İbiği say say bitmez. Biz, Bulgaristan’dan buraya göçerken aman bu kalsın, şu kalsın de...
...ndan sayılarla geçirdiği, havaya atıp ellerini arkalarında önlerinde çırpıp hemen tuttuğu o minik lastik top. Pembesini almayayım laf eder babam, diyerek koyu mavi-lacivert arası olanı aldım. Pişmiş tavuğun başına gelmedi o topun...
...iş arkadaşlarıyla birlikte dalıyorlar, saatler sonra tekrar su yüzüne çıkıyorlardı. Masasına istiflediği açık pembe dosyalardan ilkine başlıyordu ki çaycı Resul’ün gülümsemesi dolmuştu küçücük odalarına: “Günaydınlar efendiii...
...Nereye bırakmış olabilirdi ki? Desenli karoların, ayaklarından daha soğuk olmadığını düşündü. Ardından pudra pembesi sabahlığını geçirdi üstüne. Rengini sevmediği halde almıştı, yıllardır sahte bir mutluluk gibi taşırdı üzerin...