...aydı. Horultuyla uzaklaşan cipin arkasından baktı yaşlı adam. Büfedeki eşyalar gibi yalnızlık kuyusunun tozlu raflarındaki yerine almaya hazırdı. Yüzünü okşayan is kokulu puslu serinliğe aldırmadan ağır adımlarla yürürken karısı gel...
“raf” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
raf, rafa, rafadan, rafet, rafeti, rafine, rafinedir, raflar... eşleşmeleri dahil edildi.
...Sen de kan kusarsın Karşılaşırsak sokağının köşesinde Güneşi yama yaptım uykuma Toz kondurmuyorum kitap dolu raflara Bir yalnızlık belirtisidir fotoğrafları karıştırmak Kir tutmayan her kumaş bir gün yıpranacak Ve hiçbir yere...
...teyzelerde kalıyorum. Eve gitmek istiyorum. “Kahvaltıdan sonra!” diyorlar. Sabah kahvaltıda ayıp olmasın diye rafadan yumurta bile yiyorum. Hiç sevmediğim hâlde. Kahvaltıdan sonra eve gidiyoruz. Koşar adımlarla çıkıyorum ikişer...
...ne varsa almak için gittim ben o gün o büroya. İlk sağ ayağımla girdim eşikten. Üzeri bir karış toz bağlamış raflar dolusu eşya göreceğim diye düşünerek gittim. Genç bir kız karşıladı beni kapıda girdim. Belki 15 belki 20 met...
...döktü ve tek tek, askıların uçları hep aynı yöne bakacak şekilde, dolaba astı. Tişört ve kazakların bulunduğu rafları da düzenledi. Rengi rengine dizdi onları. Sonra bir çay suyu koydu ocağa, çay demlenene kadar kendine güzel b...
...er boyu… Silmek istedi yüzüne vuran, Dost görünüşlü, düşman gerçekleri. Örtmek istedi yalanları, Kaldırıp bir rafa koymak istedi. Kitaplar yazmak istedi üstüne. Gün geldi, şair olmak istedi. Hayattan biri olmak istedi. Anlat...
...uklarında soluklandığım anlar, Ruhum hakikate ne kadar yakın olduğunu anlar. Mektubun kalkınca sıcak rüzgârlı rafa, Karanlık gökyüzümde kutsal mumlar yanar. Kimine göre yanlış çağın yalnızıyım, Ya da yalnızlığın alın yazısıy...
...am böyle kokardı. Çok aradım da bulamadım. Onu da kokusunu da çok aradım gittikten sonra." dedim ve arkamdaki raftan destek alarak ayağa kalktıktan sonra parfümü sıktığım sol bileğimi koklayarak oradan ayrıldım. Şimdiyse tenha...
Geçmişin tozlu raflarında sakladığı anıların birinden ibaretti. Nereden çıkmıştı şimdi birdenbire? Köşesi yıpranmış siyah beyaz bir fotoğraf kadar eski, dünyaya gelen bir bebeğin çığlığı kadar yeniydi yüreğindeki yeri. Ateş, üfley...
...i bir güzergâh Kendime yetecek kadar yemek ve su Kışın giyilecek kazaklar, yazın giyilecek tişörtler Hepsinin raflardaki yeri belli Her gece yatağımın başına koyup içmeyi unuttuğum bir bardak su Kapağını hiç açmadığım ama atmaya d...