...ece bana olan sevgisinden bahsetmişti. Nefretle dahi olsa anmamıştı babamı. Kalemine yakıştırmamıştı belki de ruhunu kirleten adamı... Onlarca kez özür dilemişti benden. Dayanamadığını söylemişti. Tekrar tekrar yazmıştı bunlar...
“ruhunu” sözcüğü
39 yazıda 51 geçiş bulundu.
ruhunu, ruhunun, ruhunuzu, ruhunuzun eşleşmeleri dahil edildi.
...içeklerini dökmüş, kuru bir dal… İnsan Her mevsim çiçekli kalmak isteyen, Güneşe yüzünü dönen ya da dönmeyen, Ruhunu besleyen ya da çürüten İnsan Çiçek açmak için bekleyen, Açıp solan, solup açan Aslında hep çiçek kalan Açmış...
...de Mevlana'ya zevk veriyordu. Bunu kalbinin derinliklerinde hissediyordu. Çok sıkıldığınızda kalbinize dönün, ruhunuzun nefessiz kaldığını hissettiğiniz anda gözleri yaşlı bir kadına bakın. Ve görün onun ruhundaki uçurumları da a...
...kların konumlarını daha da güçlendireceğini düşündükçe, zaten çok zaman önce parçası hâline geldikleri şirket ruhunun içinde neredeyse eriyip yok oldular. Toplantının bitmesiyle şirket ortakları salondan ayrıldılar. Geride kala...
...lanmış gibiydi. Sihirli bir ana denk gelmiş ve o an uçup gidecek, kimse farkına varmayacakmış gibi panikledi. Ruhunu sıkıştıran şeyi bulmuş da bunu herkesin duyması gerekiyormuşçasına hızlıca açtı arabasının camını. İçinde hem...
...laşıyor, tamamen değişiyor, onu tanıyamıyoruz ve bitiyor! Ya da ilerideki ağacın dalındaki bülbülü farz edin; ruhunuzu kutsayacak ve kendinden geçirecek kadar derin, anlamlı olan şu sesiyle sizin için birkaç dakika şakıyacak, pe...
...bundan sonra ağızdan çıkacak her bir söz, bir ölüyü acıtacaktı. Gözlerinin önünde paramparça olan bir bedenin ruhunu sızlatacaktı. Bu nedenle bir karar aldılar. Yeni ülkeleri sessizlik ülkesi olacaktı. Acılar seslerle birlikte...
Zerreydi... Çarpa çarpa değil, bölüne bölüne çoğaldı. Ruhunun o günlerde tenhalığa alışkın enkazı aitken sahip oldu gökyüzüne. Çıtı çıkmazdı oysa öncesinde. Ürker ve elinden kayar gider diye umuduna sarılarak okşardı başını. Bi...
...ırken salt görüntüleri kullandı. Son dönem sessiz sinema görsel sanatın zirvesiydi. Murnau'nun Faust'u (1926) ruhunu şeytana satan adam mitinin edebi kökenine karşılık Ortaçağ Avrupası'nın yeniden yaratımı konusunda muazzamdı....
...“Başkan!” diye seslendiğinde karşısındakinin içten duygularla hitap ettiğini düşünürdü. Hatta sadece düşünmez ruhunun derinliklerinde hissederdi samimiyeti. Onun için, başkan demenin “dostum, arkadaşım” diye seslenmekten farkı...